Son Yazılar
Ana Sayfa / Röportaj / Sevin Okyay Röportajı

Sevin Okyay Röportajı

sevin okyay

Harry Potter kitaplarının çevirmeni Sevin Okyay ile TheWhiteTree.org Röportajı:

Sevin Okyay Kimdir?

1942’de İstanbul’da doğdu. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’ni bitirdi. 1964 yılından beri çeviri, 1975’ten beri gazetecilik, 1984 yılından beri de sinema eleştirmenliği yapıyor.

Çevirmenlik mesleğine nasıl başladınız? Bu mesleği tercih etme sebepleriniz nelerdi?

Dille ilgilenirim. Çocukluktan beri çok okuyan biri olduğum için, bir dilde yazılanı öteki dilde ifade etmenin yararlı bir iş olduğunu düşünürdüm. İngilizce dışındaki dillerde ben halen bu hizmetten yararlanıyorum. Özellikle sevdiğim yazarların, işe heyecan kattığı için de zor çevrilen yazarların eserlerini aktarmak isterim. Bildiğini, beğendiğini aktarmak gibi bir yanı var, sonuçta. Bugün de, layıkıyla yapılırsa iyi, yararlı bir meslek olduğunu düşünürüm.

Nasıl başladığıma gelince, hemen hemen aynı zamanda, İnkılâp’la ilişkisi olan arkadaşlarım bir Georgette Heyer kitabı teslim etti, Arkın da ilanla çevirmen arıyordu. Altmış kitaplık bir diziymiş. Editör olan bey, bana “İnsan Vücudu”nu verdi. Sonradan bu beyin Rekin Teksoy olduğunu anladım.

Çevirmenlik hayatınızda ilk olarak hangi kitabı çevirdiniz?

“İnsan Vücudu” – Arkın’a.

Çeviri yaparken en çok nelere dikkat edersiniz?

Metnin aslına uymaya, aynı zamanda çevirdiğim dilde rahat okunabilecek hâle getirmeye. Doğru bir Türkçe (Türkçe’den İngilizce’ye ise, çeviri İngilizcesi’ne benzemeyen bir İngilizce) kullanmaya… Metnin kendisi kanırtıyorsa, çare yok tabii ama, mümkün mertebe anlaşılacak hâle getiriyorsun.

Çeviri yaparken sizi en çok neler zorlar? Bu zorlukları nasıl atlatırsınız?

Belli bir şey yok. Çeviriden çeviriye değişir. Belli bir jargon söz konusu ise zorlar, dilin fazla yerel olması da. Çevrilmesi zor yazarlar vardır: Şahsi tecrübem dahilinde Salinger, Calvino, Schulz gibi.

Bir kitabı çevirmeye nasıl karar verirsiniz? Kitaptaki ne gibi özellikler ilginizi çeker?

Genelde yayınevi önerir. Bazen karşı öneride bulunabiliriz. Önemli olan, kitabı sevmem.

Çevirdiğiniz kitaplar arasında sizin favoriniz hangisi? Neden?

Çevirdiğim için en iftihar ettiğim kitap, Alberto Manguel ile Gianni Guadalupi’nin yazdıkları, Kutlukhan Kutlu ile ortaklaşa çevirdiğimiz “Dictionary of Imaginary Places / Hayali Yerler Sözlüğü” oldu.

Fantastik kurgu dışında ne tür kitaplar okumayı/çevirmeyi seversiniz?

Yani, Harry Potter’ları çevirmiş olmamız ille de fantastik edebiyatla sınırlı kaldığımız anlamına gelmiyor. O tarafa hiç kaçmadan kitap okuyarak ve çevirerek geçmiş yıllarımız var. Sevdiğim yazarların iyi kitaplarını okumayı/çevirmeyi severim. Yeni kitap/yazar keşfetmeyi de… Kurmaca olmayan kitapları zaman zaman okumayı sevsem de, çevirmeyi pek tercih etmem. “Botany of Desire/Arzunun Botaniği”, istisnai bir durumdu.

Sizce iyi bir çevirmende olması gereken önemli özellikler nelerdir?

Her iki dili de iyi bilmesi, her iki dilde de kendini doğru ifade edebilmesi, edebiyata iyice aşina olması, genel kültür düzeyinin yüksek olması. Bir de, yazarlara ve okurlara karşı sorumluluk hissetmesi.

Şu an çevirmekte olduğunuz bir kitap var mı?

Çok. “Okumalar Okuması”nı izler mahiyette bir Manguel var. NTV Yayınları için “One on One”. İşe bakın, ikisi de kurmaca değil. Çok gecikmiş bir Raymond Chandler, henüz gecikmemiş bir Dashiel Hammett. Son anda çıkmış ani bir çeviri… Alice’leri hiç saymıyorum. Hatta bir tane daha bile var. Off of!

harry-potter-kitapları

Harry Potter kitaplarını çevirmeye başlama hikâyenizi anlatır mısınız? Nasıl gelişti olaylar?

Harry Potter furyası başlayınca meraklanıp ikinci kitabı okumuştum. Sonra YKY’den Aslı, çevirir miyim diye sordu. YKY benim yayınevim sayılır, yıllarca çalışmıştım orada. “Peki,” dedim, takvim çok sıkışınca son üçte birini Kutlukhan’a (Kutlu) verdim. Sonra dördüncü kitabı (Ateş Kadehi) ikimiz yapmaya başladık. Derken, “Azkaban Tutsağı”nı (üçüncü kitap) çok sıkışık bir takvimle verdiler, gecikmiş. Arkası da öyle geldi işte.

Harry Potter’ın bu kadar sevilmesini siz neye bağlıyorsunuz?

İyi yazılmış olmasına, çocuklar kadar büyüklerde de umut uyandırmasına, Rowling’in çok eksiksiz bir dünya yaratmasına… Zamanlaması da denk düştü, herhalde.

J. K. Rowling’in kullandığı dil çevrilmesi zor bir dil miydi?

Zordu, özellikle yaratık, varlık, büyü ve terimlerine karşılık bulmak. Çok araştıran, temeli olan, efsanelere hakim bir yazar olduğu için, bazen ne dediğini anlamak da zorlaşıyordu. Özellikle benim açımdan. Kutlukhan fantastik edebiyata çok daha hakimdir.

Serinin finalini nasıl buldunuz. Beklediğiniz gibi mi bitti?

Seriyi uzatmama sözü vermişti. Bulduğu çözümle bunu sağladı. Takdirle karşılıyorum. Yoksa bir o kadar para daha kazanabilirdi.

Harry Potter serisinde sizin en sevdiğiniz karakter hangisi? Neden?

Sirius Black. Asi, sıradışı, biraz karanlık bir karakter olduğu için. Remus Lupin’i de severim, hiçbir günahı olmadan ‘öteki’ durumuna düştüğü için. Bir de, sonuna kadar aklımı kurcalamış olan, ama nedense hep inandığım Severus Snape.

Kitapları oğlunuz Kutlukhan Kutlu ile çevirdiniz. Bu nasıl bir deneyimdi? Kolaylıları ve zorlukları nelerdi?

Başka biriyle çeviri yapmak imkânsıza yakındır. Ben bunu daha önce bir tek Yıldırım Türker’le becerebilmiştim. Kutlukhan’la da alnımızın akıyla altında kalktık, şükür. Oğlum olmasının hiçbir yararı ya da zararı olmadı ama. İki çocuğumla da çok genç yaşlarından beri birlikte çalışmış olmak gibi bir şansım var. Kolay geldiği için değil, onları tercih ettiğim için. İkimiz de başka birileriyle bu işi kotaramazdık sanıyorum. Ancak, aynı mekânda birlikte çalışmamanın faydaları oluyor.

Peki, uyarlanan filmler hakkındaki düşünceleriniz neler? Hakkıyla yansıtıldı mı kitaplar beyaz perdeye?

Hayır. Özellikle ilk ikisi hiç tatmin edici değildi.

Keşke bu kitabı da ben çevirseydim, dediğiniz bir kitap var mı?

Çok olmuştur, tabii. Ama sonra o kitapların hakkını alan kişiler “Hadi çevir,” diye verince, çeviremediğim de olmuştur.

Tolkien ve onun yarattığı Orta Dünya evreni hakkındaki düşünceleriniz neler?

Harikulade olduğunu düşünüyorum. Müthiş! “Hayal Yerler Sözlüğü”nün yirmide biri Tolkien dünyasını kapsar. Yerler, ırklar, karakterler, özellikle de diller hayret ve hayranlık verici. Tolkien, usta bir yazar olmanın ötesinde, eşsiz bir dilbilimci bence. Kitapların sonundaki ek de, kitapların kendisi kadar çarpıcıdır. Öyle olmasa Peter Jackson oradan bir aşk hikâyesi ile bir kadın baş karakter çıkarabilir miydi?

Tolkien ve Rowling birçok bakımdan karşılaştırılıyor. Sizce farklı jenerasyondan bu iki yazarı karşılaştırmak doğru mu?

Hiç doğru değil. Devirleri, kitaplarının devirleri, maksatları, üslupları, her şeyleri farklı. Mukayese değil de, olsa olsa birini ötekine tercih edersiniz.

Sinemaya merakınız nasıl ve ne zaman başladı?

Çocukluktan. Kendimi bildim bileli hemen her yabancı filme götürülmüşümdür. Sonra kendim seyretmeye devam ettim. İyi bir seyirciyim.

‘Türkiye’nin ilk kadın sinema eleştirmeni’ unvanıyla anılmak nasıl bir duygu?

Bilmem. Benim üzerimde herhangi bir etki yaratmıyor, bir duygu da doğurmuyor. Kendim hiç böyle bir şey düşünmemiştim, böyle ayrımları da sevmem zaten.

Sevdiğiniz oyuncular ve yönetmenler kimler?

Ah işte, onlar öyle çok ki buraya sığmazlar. Aralarından da seçmek istemem. Ama klasiğiyle, moderniyle ustaları da severim, yeniyetme yönetmenleri de. Oyuncularda daha ziyade abartıdan uzak, doğal oyunculuğu tercih ederim.

2 Mart’ta Akademi Ödülleri sahiplerini buldu. Sürpriz var mıydı?

Sürpriz yoktu diyelim. Miyazaki kazansın isterdim.

Yüzüklerin Efendisi filmlerini nasıl bulmuştunuz?

Çok beğeniyorum. Peter Jackson, son derece zor bir iş yaptı. Uyarlama sevmeyenleri bile memnun etmiş olsa gerek. Başlangıçta, Liv Tyler’ın ne işi var, bu ne uyduruk bir aşk falan diye söylendikse de, sonradan özeleştirimizi yapıp başımızı öne eğmiştik.

Bu yıl son filmi gösterime girecek olan Hobbit üçlemesinin ilk iki filmini nasıl buldunuz?

Zorlanmış, mecburen uzatılmış buldum. Keşke tek filmle yetinebilseymiş. Gene de, izlemesi çok keyifli oluyor. Martin Freeman, çok iyi bir tercih.

Mutlaka Okuyun!

Severus Snape

KÜNYE Doğum Tarihi ve Yeri: 9 Ocak 1960 / İngiltereÖlüm Tarihi ve Yeri: 2 Mayıs …

Bir Cevap Yazın

Hızlı Giriş Yap:



E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir