Son Yazılar

Thranduil

 

 

thranduil___the_hobbit-wallpaper-1280x800

Irk: Elf
Dil: Silvan
Cinsiyeti: Erkek
Soy: Sindar
Doğum Tarihi: Bilinmiyor (muhtemelen 1.Çağ sıralarında)
Ölüm Tarihi: Bilinmiyor
İkamet Ettiği Yerler: Orman Ülkesi
Ebeveynleri: Babası Oropher, annesinin adı bilinmiyor.
Çocukları: Legolas
Diğer İsimler: Elfkral
Ünvanı: Orman Ülkesi’nin Kralı

Kuyutorman Elflerinin Kralı ve Legolas’ın babası. Thranduil Oropher’in oğluydu ve halkının çoğu Orman Elflerinden olmasına rağmen kendisi Sindar soyundan geliyordu.

Thranduil İkinci Çağ’ın 1000 yılından önce Lindon’dan doğuya doğru yolculuk yapmıştı. O zamanlarda Anduin’in doğu tarafındaki muazzam bir ormana varmıştı ve bu muazzam orman zamanla Yeşilorman adını alacaktı.

Bazı hikâyeler Orman Krallığı’nı kuranın Thranduil olduğunu söylüyordu bazıları ise Oropher’in kurduğunu. Daha sonraları anlatılan hikayelere göre Thranduil ve Oropher Son İttifak Savaşı’nda yan yana Sauron’a karşı savaşmış, Oropher savaşta ölmüş ve İkinci Çağın 3441’de Sauron’un mağlup edilmesinden sonra Thranduil savaştan sağ çıkan kuvvetlerini Yeşilorman’a götürmüştü. Üçüncü Çağ’ın 1050’li yıllarında karanlık bir gölge ormana düşmüş ve Orman Kuyutorman diye bilinir olmuştu. Büyük örümcekler ve diğer kötücül yaratıklar Kuyutorman’a gelmiş ve daha sonra Sauron olduğu anlaşılan kötü bir güç Amon Lanc’te bir kale inşa etmiş ve bu kaleye Dol Guldur ”Karabüyü Tepesi” adı verilmişti.

Thranduil ve onun halkı Kuyutorman’ın kuzeydoğusuna çekilmiş ve Cümlekapıları ile korunan Orman Nehrinin yakınında olan Büyük Mağaralarla Salonlar inşa etmişti.

Orman Elfleri karanlık varlığa rağmen Kuyutorman’ı çok seviyorlardı. Sonbaharda Thranduil’e kırmızı yapraklardan ve ormanın çiçeklerinden bir taç yapılıp ona takılırdı. O ve halkı ağaçların arasında avlanmak ve yiyip içmekten büyük zevk alıyordu.

Günlerden bir gün 2941 yılında Thranduil ve halkı Cüceler ve bir Hobbit’ten oluşan bir grup onları bölmeden önce ormanda ziyafet veriyorlardı. Elfler gizlenmiş ama davetsiz misafirleri onları izlemeye devam etmişlerdi. En sonunda Elfler Cücelerin lideri Thorin Meşekalkan’ı yakalamış ve Kral Thranduil’e götürmüştü.

Thranduil: “Neden sen ve halkın, tam eğlenirlerken halkıma saldırmaya çalıştınız?”

Thorin: “Biz onlara saldırmadık, yalvarmaya gittik çünkü açlıktan ölüyorduk.”

Thranduil: “Şimdi arkadaşların nerede ve ne yapıyorlar?”

Thorin: “Bilmiyorum, ama sanırım ormanda açlıktan ölüyorlar olmalılar.”

Thranduil: “Peki ya sizi ormana getiren ne?”

Thorin Kuyutorman’da ne yaptığını söylemeyince;

Thranduil: “Pekala. Onu götürün ve gerçeği söylemeye karar verene dek güvenli bir yerde tutun. Yüzyıl beklese bile.”

Thorin’in Elf kılıcı Orcrist ondan alınmış ve hapse atılmıştı. Diğer oniki cüce yoldaşı da kısa zamanda yakalanmışlardı. Daha sonra Bilbo Baggins Tek Yüzüğü kullanarak arkadaşlarını kurtarmış ve Orman Nehrinin aşağısına doğru Göl-Kasabası’na gönderilen varillere saklanıp kaçmışlardı.

Smaug’un ölümünün haberi Cücelerin ardından gönderdiği elf izcileri ve haberci kuşlar tarafından Thranduil’e iletilmişti. Thranduil ve Elf ordusu ok ve kılıç kuşanmış bir halde Yalnız Dağa doğru yola çıktılar. Thranduil ve ordusu yolda Göl-Şehrin habercileri ile karşılaşmış ve Thranduil şehirleri yokedilmiş Göl-İnsanlarına yardım etmeye karar vermişlerdi. Elfler onlara yiyecek vermiş ve yaklaşan kışa karşı sığınaklar inşa etmelerine yardım etmişlerdi. Daha sonra Thranduil ve Bard, Thorin ve Cücelerin halen içinde olduğu Yalnız Dağa kamp kurmuşlardı.

Thorin: “Kimsiniz siz, Dağ’ın Altındaki Kral Thrain oğlu Thorin’in kapısına savaştaymış gelen sizler; arzunuz nedir?”

O anda ona kimse cevap vermemiş ama ertesi sabah bir grup mızraklı nehri geçip vadiden yukarıya gitmişti. Berebarlerinde Thranduil’in yeşil sancağıyla Göl’ün mavi sancağını taşıyorlardı. Yapılan müzakerede Bard hazineden pay istemiş ama Thorin bunu reddetmişti bunun üzerine Yalnız Dağ kuşatılmıştı.

Thorin yardıma gelmesi için kuzeni Dain Demirayak’a haber göndermişti ama diğer taraftan bir savaş olmasını istemeyen Bilbo gizlice Yalnız Dağdan çıkmış Thranduil ve Bard’la müzareke yapmaya gelmişti.

Bilbo: “Sevgili Bard! Sana bir teklifim var.”

Thranduil ve Bard: “Duyalım bakalım!”

Bilbo: “Onu görebilirsiniz.”

diyerek üzerine sardığı şeyleri atarak Arkentaşı’nı ortaya çıkardı. Gözleri dünya harikası ve mükemmel güzellikteki şeylere alışkın olan Thranduil bile büyülenmiş bir şekilde kalakaldı. Sanki bir küre ayışığıyla doldurulmuş da buzlu yıldızların parıltılarından örülme bir ağ içinde önlerinde asılı duruyor gibiydi.

Bilbo: “Bu Thrain’in Arkentaşı, Dağ’ın Kalbi aynı zamanda Thorin’inde kalbi. Bunu bir nehir altından bile önde tutuyor. Bunu size veriyorum. Pazarlığınızda size yardım edecek. ”

Thranduil: “Bilbo Baggins! Sen zırhlarında daha alımlı duran elf prenslerinden bile daha fazla bu zırhı girmeye layıksın. Sana bizimle kalmanı öneriyorum çünkü Thorin Meşekalkan yaptıklarını hoş karşılamayacaktır.”

Bilbo: “Teşekkür ederim ama gitmeliyim hemde çabucak.”

Yeniden yapılan müzarekede Thorin Kıvılcımtaşı için hazinenin 1/14’ünü vermeyi kabul etmiş ama öteki taraftan Dain Demirayak’ta ağır zırhlı Cüce ordusuyla Yalnız Dağa varmıştı. Thranduil sadece altın için savaşmak konusunda gönülsüzdü. Ama daha sonra hepsinin düşmanı olan Varg ve Ork ordusu Puslu Dağlardan gelmiş, Dain, Thranduil ve Bard Beş Ordular Muharebesinde onlara karşı savaşmayı kabul etmişti. Thranduil’in kuvvetleri Dağın Güneyine konumlanmıştı ve Orklara ilk olarak onlar saldırmıştı. Birçok Ork Elf kılıç mızrak ve okları arasında can vermiş ama pek çok Orman Elfi’de katledilmişti. İşte bu tüm umutların tükendiği dakikalarda Kartallar daha sonra da Kocaoğlan yardıma gelmişti. Ve savaş lehlerine dönmüş Beş Ordular Muharebesi galibiyetle sonuçlanmıştı.

Savaştan sonra Thranduil Thorin’in Kabrine Orcrist’i koymuştu.

Thranduil Bard’dan Girion’un zümrütlerine benzeyen taşlar almış ve Bilbo Baggins ona gümüş ve incilerden oluşan bir gerdanlık vermişti. Thranduil Bilbo’yu Elf-Dostu ilan etmişti.

21 Mart 3018’de Aragorn esir tutulması için Gollum’u Thranduil’in korumasına bırakmıştı. Gollum gece gündüz izleniyordu ama Elfler ona acımış ve diğerlerinden ayrı duran bir ağaca tırmanmasına izin vermişlerdi. 3018’in Haziranında bir gece Gollum ağaçtan aşağı inmeyi reddetmişti. Bu sırada orklar Orman-Elflerine saldırmış ve Gollum kaçmayı başarmıştı.

Thranduil bunu Elrond’a iletmek için oğlu Legolas’ı Ayrıkvadiye yollamış, Legolas Elrond’un Divanına katılmış ve Kardeşliğin dokuz üyesinden biri olmuştu.

Yüzük Savaşı esnasında Kuyutorman Sauron’un hizmetkarları tarafından istila edilmiş ve Orklarla Thranduil’in Elfleri arasında ağaçların altında uzun bir muharabe yaşanmış ve sonunda Elfler 15 Mart 3019’da Dol Guldur’dan gelen kuvvetleri püskürtmeyi başarmıştı. 6 Nisan’da Thranduil ormanda Dol Guldur’u yok etmiş olan Galadhrim Beyi Celeborn’u karşıladı. Gölge ormanın üzerinden kalkmış ve Eryn Lasgalen ”Yeşil Yapraklar Ormanı” adını almıştı. Thranduil’in halkı Eryn Lasgalen’in kuzeyinde yerleşmiş ve uzun yıllar rahatlık içinde yaşamıştı.

 

Mutlaka Okuyun!

Yüzüklerin Efendisi Alıntıları

İnsanı Umutla Dolduran 16 “Yüzüklerin Efendisi” Alıntısı

“Yapmamız gereken, bize verilen zamanda yapacağımıza karar vermek.” -Gandalf Zor zamanlarda ihtiyaç duyduğumuz umut ve …

Bir Cevap Yazın

Hızlı Giriş Yap:



E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir