Son Yazılar
Ana Sayfa / Orta Dünya / Nesneler / Pipo Otları

Pipo Otları

 

Pipo Otları

Eski hobbitlerle ilgili anlatılması gereken bir konu da, son derece şaşırtıcı bir âdetleridir: Büyük ihtimalle Nicotiana türlerinden olan ve kendilerinin pipo otu ya da yaprağı adını verdikleri bir otun yapraklarını kil veya tahta pipolarında yakarak dumanı içlerine çekerlerdi. Bu garip alışkanlığın, ya da hobbitlerin tercihen söyledikleri şekliyle bu “sanatın” kaynağı, sırlara karışmış durumdadır. Bu konuda eski çağlardan gelen tüm bilgiler Meriadoc Brandybuck tarafından derlenmiştir ve hem Meriadoc, hem de Güneydirhem’in tütünü bu kitapta anlatılacak olan tarihte bir yer tuttuğundan Shire’ın Ot Bilgileri adlı kitabının önsözündeki mütalaalarını burada tekrarlamakta fayda var.

Merry demiş ki;

“Bu, bizim olduğunu kesin olarak iddia edebileceğimiz bir icattır. Hobbitlerin ilk ne zaman pipo içmeye başladıkları bilinmez, bütün efsanelerde ve ailelerin geçmişlerini ilgilendiren öykülerde bu olduğu gibi kabul edilmiştir; çünkü çağlar boyunca Shire halkı kimi kötü, kimi güzel çeşit çeşit ot içmiştir. Fakat herkes Güneydirhem’den Uzundipli Tobold Boynuzüfleyen’in, Shire Hesabı’na göre 1070 yıllarında, ikinci Isengrim zamanında kendi bahçelerinde gerçek pipo otunu yetiştirmiş olduğu konusunda hemfikirdir. Memleketimizde yetiştirilen en kaliteli otlar, özellikle de Uzundip Yaprağı (filmde bu yapraktan söz edilmişti), Yaşlı Toby ve Güney Yıldızı diye bilinen cinsler hâlâ o yöreden gelir.”

“Yaşlı Toby’nin bu otu nereden bulduğu hiç anlatılmaz çünkü öldüğü güne kadar bunu saklamıştır. Kendisi şifalı otlar hakkında çok şey bilirmiş, fakat bir gezgin değilmiş. Gençliğinde sık sık Bree’ye gittiği söylenir fakat Shire dışında gittiği en uzak yerin de burası olduğu kesindir. O yüzden en azından artık tepenin güney yamaçlarında bol bol yetişen bu otu Bree’den öğrenmiş olması muhtemeldir. Bree’ li Hobbitler pipo otu içen ilk hobbitler olduklarını iddia ederler. Zaten her şeyi, “göçmenler” diye adlandırdıkları Shire halkından önce yaptıklarını iddia ederler hep; fakat bu kez, sanırım bu iddialarında haklı olabilirler. Cüceler ve bu kadim dört yol ağzından hâlâ gelip geçen Kolcu, Büyücü ve gezginler gibi diğer ahali arasında gerçek otun içim sanatının, yakın yüzyıllarda Bree’den yayılmış olduğu kesindir. Sanatın yuvası ve merkezi de böylece, zamanın ötesinden beri Kaymakpürüzü sülalesi tarafından işletilen, Bree’deki eski Sıçrayan Midilli Hanı olarak saptanabilir.”

“Sonuç olarak güneye kendi başıma yaptığım yolculuklar sonucu yaptığım gözlemler, otun kendisinin dünyanın bize ait olan bölümüne has olmadığı, aşağı Anduin’den kuzeye geldiği ve buraya da ilk olarak Batıil insanları tarafından Deniz üzerinden getirilmiş olduğu konusunda beni ikna etmeye yetti. Bu ot Gondor’da bol bol yetişmektedir; ot burada, hiçbir zaman yabani halde bulunmadığı ve sadece Uzundip gibi ılık ve korunaklı yerlerde yetişebildiği Kuzey’dekinden daha gür ve daha büyükür. Gondor’lu İnsanlar ota Tatlı Galenas adını takmıştır ve çiçeğinin kokusu için ota kıymet verirler. O topraklardan, Elendil’ in gelişi ile günümüze kadar geçen uzun yüzyıllar boyunca Yeşil Yol üzerinden taşınmış olmalıdır. Fakat Gondor’lu Dûnedain dahi bizi bu konuda takdir eder: Otu pipoya ilk koyanlar hobbitler olmuştur. Büyücüler bile bunu bizden önce akıl edememiştir. Gerçi benim tanıdığım bir büyücü bu sanatı ele alarak, aklını koyduğu bütün diğer konularda olduğu gibi bu işte de tam bir usta olmuş bulunmaktadır.”

Mutlaka Okuyun!

Gollum

Smeagol’ün hayatının ilk dönemlerini Gandalf şöyle anlatır: Ulu Nehir’in kıyısındaki Yabandiyar’ın sınırında, Shire ile akraba …

Bir Cevap Yazın

Hızlı Giriş Yap:



E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir