Son Yazılar

Gondolin

Gondolin

Yedi İsimli Şehir, Ondolindë

Birinci Çağ boyunca, dostlardan da düşmanlardan da gizli tutulan Turgon’un Saklı Diyarı ve Elflerin kudretli şehri; Gondolin. Gizli yollarını kartallar korurdu. Yeğeni Maeglin’in ihanetiyle yeri Morgoth tarafından öğrenilene kadar üç yüz seksen dört yıl boyunca Turgon’un yönetiminde kaldı. Sonra Morgoth şehri yerle bir etti, böylece son kudretli Beleriand diyarı da düşmüş oldu. Ama Turgon’un torunu Earendil, hayatını kurtarmayı başardı ve Valar’ı, Morgoth’u yenmek üzere Birinci Çağı bitirecek olan Öfke Savaşı’na katılmaya ikna etti.

“…Şimdi Gondolin’in sokakları, taşla kaplı ve geniş, kaldırım taşları mermerden, sade evleri ve sarayları arasından geçen parlak çiçekli bahçeleri yolları süslüyor ve birçok kudretli kule, beyaz mermerden narinlik ve güzellik içinde oyulmuş, hayret verici bir şekilde göğe yükseliyor. Meydanlar, yıllanmış ağaçları arasından şarkı söyleyen kuşlarla ve pınarlarla aydınlanır. Ama hepsinden daha önemlisi ve büyüğü; Kral’ın Sarayı’nın olduğu yer, çünkü buradaki kule şehirdekilerin en azametlisi. Kapının yirmi fathom gerisinden serpilip havadan, bir kristal yağmurunun şarkı söylemesi gibi düşen yedi pınar. İşte orada Güneşin parıltısı gün boyu görkemle akar ve ay en büyüleyici şekilde gece boyu suya kendini gösterir…”

Bitmemiş Hikayeler, Gondolin’in Düşüşü

Kuşatan Dağların Ardındaki Zarif Işık Nereye Kuruldu?

Gondolin, Orta-Dünya’nın kuzeybatısındaki kuzey Beleriand sınırlarında yer alır. Batısından büyük nehir Sirion’un suları akar. Doğusunda ise, ileride kötücül güçlere geçip Taur-nu-Fuin olarak anılacak Dorthonion tepeleri yükselir. Kuzeyde, Morgoth’un kalesi Angband’ın gerisi boyunca uzanan büyük çöl Ard-galen (sonradan Anfauglith) bulunur.

İnşa edildiği yer, saklı Tumladen Vadisidir. Vadiyi saran yüksek dağlar, vadinin etrafında erişilmez bir halka oluştururlar. Dağların dış yüzleri keskin yamaçlardır. Kuzeyde, Kartalların Yarığı olarak anılan ve derin bir uçuruma bakan yüksek, dar bir geçit bulunur.

Güneyde, Thorondor ve Büyük Kartallar ile onların yuvalarının yer aldığı Crissaegrim zirveleri yükselir. Crissaegrim’in Güneyi ise, Dimbar bölgesidir ve Dorthonion’dan geçen Anach geçidi, Crissaegrim ile Ered Gorgoroth arasındadır.

Gondolin’in yeri, şehre yaklaşan Morgoth Hizmetkârlarını defeden Büyük Kartallar’ın yardımıyla birlikte bir sır olarak gizlenir. Ayrıca Vala Ulmo’nun gücü de, Sirion Vadisi boyunca hissedilir.

Sirion’un kurumuş bir kolu, Gondolin içlerine sokulan Saklı Yol’u oluşturur. Kurumuş nehir yatağı, kuzeye doğru çıkar sonra doğuya saparak Kuşatan Dağların eteklerine ulaşır. Yine doğu taraflarında dağların altında bir takım tüneller bulunur. Çünkü antik zamanlarda Tumladen Vadisi, akarsu tarafından oyularak göl haline getirilmiş.

Tünellerin bittiği yer Orfalch Echor olarak bilinir. Bu uzun dağ geçidi, doğudan başlar ve Tumladen Vadisinin girişine doğru eğimle yükselir. Geçidin kenarları dik ve keskin yamaçlardır, öyle ki yol kullanılırken yukarıya bakıldığında görülebilecek tek şey, gökyüzünün küçük bir kısmıdır. Geçidin üstünden ise, eğimi yüksek ve kat kat merdivenli kaldırımlı bir yol geçer.

Gondolin’in Yedi Büyük Kapısı, Orfalch Echor’dan şehre girişi önler. Birinci Kapı Odun Kapı, İkincisi Taş Kapı, Üçüncüsü Bronz Kapı, Dördüncüsü Demir Kapı, Beşincisi Gümüş Kapı, Altıncısı Altın Kapı ve Yedincisi de Çelik Kapı ya da Kudretli Kapı olarak isimlendirilir.

Kapıların içinden geçen birisi için artık bir geri dönüş yoktur, Orfalch Echor’dan hiçbir şekilde kaçamaz. Her kapının arasındaki uzaklık birbirinden farklıdır ve yine her kapı da sürekli korunur.

Birinci Kapının önünde, Dış Savunmanın konuşlandırıldığı bir oyuk bulunur. Düz bir patika, önü Birinci Kapının yapılarında son bulan bir kemer köprüye dek uzanır. Ötesinden ise, kenarları lambalarla donatılmış sarp yamaçlı ve eğimli bir yol geçer.

İkinci Kapıda, koyu renge boyanmış ve bir çeşit mekanizma ile kapının açılmasını sağlayan bir taş bulunur. Tek bir beyaz lamba, kemerin üzerine bağlıdır. Taş Kapının arkasındaki avluda, gri üniformalı muhafızlar vardır. Ve bir diğer kapı ile aradaki mesafe de kısadır.

Üçüncü Kapı, üzerinde bronz levhalar ile üzerine çeşitli figürler ve semboller işlenmiş tabakalar bulunan iki birleşik kapıdan oluşur. Bronz Kapının üzerinde, çatıları bakırla kaplanmış üç kare kule yükselir. Kapının arkasını, çoğu Nevrast’tan gelen Sindarin Elflerinden oluşan muhafızlar korur. Bunlar, zırhla kuşanmış ve kırmızı baltalar taşıyan askerlerdir. Üçüncü Kapı ile Dördüncü Kapı arasındaki yol, eğimi en yüksek ve tırmanması en zor olan yoldur.

Dördüncü Kapı siyah demirden yapılmıştır. Üzerine dört kule inşa edilmiştir ve merkezinde de Kartalların Kralı Thorondor’un, demirden bir heykeli bulunur. Demir Kapının, ağaç figürleriyle oyulmuş üç tabakadan oluşan ızgaraları vardır. Kapının herhangi bir lambası yoktur çünkü gün ışığı ızgaraların aralarından kolayca görülebilir.

Ayrıca Demir Kapı Kuşatan Dağların zirveleri yakınındadır ve ötesinde Orfalch Echor artık daha geniş ve daha az keskindir. Demir Kapının muhafızları, siyah pelerinler ve zırhlar giyer, ellerinde uzun siyah kalkanlar taşırlar. Miğferlerinde ise, Kartalların gagalarına benzer armalar bulunur. Bir sonraki Kapı ile arasındaki yol, hemen hemen düz bir yoldur ve kenarları Uilos (ya da Evermind) olarak anılan beyaz çiçeklerle kaplıdır.

Beşinci Kapı, tepesinde gümüşten bir kafes ile beş mermer küre bulunan alçak, geniş surlarla çevrelenmiştir. Merkezdeki küre, Valinor’un iki ağacından biri olan Telperion’un demirden heykelidir. İnci çiçekleri ve yeşil bakır taşlarıyla süslenmiş gümüşten yapılmıştır. Kapının kendisi de gümüşten yapılmıştır ve dairevi şekliyle Ay’ı andırır.

Gümüş Kapının üzerinde, beyaz elbiseleriyle okçular bulunur. Ve Kapının içinde ise gümüş zırhlar ve beyaz armalı miğferler giyen iki yüz okçu daha vardır. Kapının avlusu beyaz ve yeşil mermerler ile kaplanmıştır. Diğer kapıya doğru, çim şeritleri, altın renkli küçük çiçekler ve Uilos çiçekleri ile sıralanmış düz beyaz bir yol uzanır.

Altıncı Kapı, Gümüş Kapıya benzer ama rengi, Güneş gibi altındandır. Altın Kapı, narçiçekleri, yakutlar ve Güneş gibi birçok ışık saçan altın diskler şeklindeki sarı elmaslar ile bezenmiş sarı mermerden yapılmıştır. Kafesi kırmızı altındandır ve içinde yine altından altı küre bulunur. Merkezinde diğer ağaç Laurelin’in, üzerinde narçiçekleri ile altın zincirler olan bir heykeli vardır. Kapıyı koruyan üç yüz okçu, altın kaplamalı zırhlar ile kuş tüylü miğferler giyer ve kırmızı yuvarlak kalkanlar taşır. Son kapıya kadar ise kısa bir yol uzanır.

İnşa edilen son Kapı, Yedinci Kapıdır. Maeglin tarafından 472deki Sayısız Gözyaşı Savaşı’ndan sonra yükseltilmiştir. Kapı, küçük çelik kulecikler ile desteklenmiş yedi yuvarlak katlı iki ayrı büyük kule ile aralanmıştır. Kulelerin arası, yedi dik sütunla bunları bağlayan yedi yatay demirden oluşan uzun çelik korumalıklar ile sarılmıştır. Her bir sütun ile bağlayıcı yatay demirin arasında kırk dokuzar tane yine dikey olarak oluşturulmuş camdan kolonlar vardır. Merkezdeki kolon üzerinde, Turgon’un elmaslarla süslenmiş tahtının bir sembolü bulunur. Kapılar merkezdeki kolonun diğer tarafından içlere doğru açılır.

İlk altı kapı, muhafızların bir dokunuşuyla rahatça açılır, ama son kapı sadece Kudretli Kapının Baş Muhafızı tarafından açılabilir. O ve diğer atlı askerler, kulelerin içinde görevlidirler. Baş Muhafız, gümüşten bir üniforma giyer ve miğferine, üzerinde bir elmas bulunan bir çelik parçası işlenmiştir. Taşıdı kalkan ise bin kristal figürüyle süslenmiştir. Diğer kapılardan sorumlu olanlar ile Muhafızların konakladıkları yer, son kapının içerisidir.

Tumladen Vadisi’nin içlerine varan yamaçlar, son kapının ardından başlar. Vadinin tabanı geniş çimlerle kaplı bir ovadır. Ovanın ortasında, kaygan kayaların bulunduğu bir tepe, Amon Gwareth, yükselir. İşte Gondolin şehri bu tepenin zirvesine kurulmuştur. Kavisli bir merdiven yolu tepeden, şehrin uzun ve demirden yapılmış güçlü batı kapısına doğru yükselir. Şehrin ayrıca güney ve kuzey taraflarında da kapılar vardır.

Turgon Gondolin’i aslında, Elflerin Ölümsüz Diyarlar’daki Tuna Tepesi üzerinde kurdukları güzel beyaz şehirleri Tirion’un hayaliyle kurdu. Çünkü Gondolin’in de yüksek beyaz surları ve yine uzun beyaz kuleleri vardır. İşte “Gondolin’in Düşüşü” hikâyesinin ilk örneklerinden şehir hakkında betimlemeler: (bunlardan biri de başta verdiğim alıntı)

“…Sonra bakıp görebildiklerinde, işte! Uçurumun ayaklarındalar ve bu tepeler, aşağıdaki geniş arazinin etrafında bir çember oluşturmuş. Arazinin tamamen ortasında değil ama ortanın biraz yakınında, kat kat zirveleri olan büyük bir tepe var, buranın üzerinden sabahın ilk ışıkları gibi şehir yükseliyor…

…Ama Tuor taştan surlara baktı, yüce kuleleri, şehrin pırıltılı zirvelerini gördü. İnce tırabzanlarla sınırlanan ve Amon Gwareth’in pınarlarıyla zarifleşen, taştan ve mermerden merdivenler de gözünden kaçmadı…”

Kral’ın Meydanı, beraberindeki derin bir su kaynağı ile şehrin merkezindedir. Kral’ın Sarayı üzerinden Kral’ın Kulesi yükselir ve beyaz merdivenler de saray kapılarına doğru eşlik eder. Kapıların her bir tarafında, Valinor’un Ağaçları’nı simgeleyen iki heykel bulunur. Altından yapılmış olan Laurelin’in Heykeli, Glingal olarak anılır. Gümüş çiçeklerle bezenmiş diğer heykel Belthil ise, Telperion’un anısına yapılmıştır.

Birçok meydan, Pazar ve yol, “Gondolin’in Düşüşü” hikâyesinin ilk nüshalarında açıklanır, çünkü sonraki örneklerde bu tür yapıların ismi geçmez. Şehrin güney tarafında, içinde oldukça fazla depo ile ticari mal bulunan Büyük Pazar kuruludur. Güneyde ise ikinci derecede bir Pazar daha vardır.

Güllerin Yolu, Kral’ın Meydanı’ndan kuzeye doğru uzanan şirin bir patikadır. Kemerlerin Yolu da yine Kral’ın Meydanı’ndan kuzeybatıya sapar ve civarından doğan kavak ve meşe ağaçları ile tertemiz akan derin bir su kaynağının bulunduğu Pınar’ın Yeri’nde son bulur. Pınar’ın Yeri’nin batı girişi Inwe Kemeri’dir.

Gondolin’in güneyindeki bir başka meydan ise Tanrıların Yeri'(yani Valar’ın yeri)dir. Idril ve Tuor burada evlendikleri için Düğün Yeri olarak da anılır. Tanrıların Yeri, şehirdeki en yüksek yapıdır ve Kralların Meydanına bakar. Saltanat Yolu ise Kralların Meydanı ile Tanrıların Yeri’ni birbirine bağlayan yoldur.

Güneyin Pınarlarından geçen Akan Suların Yolu, şehrin güney surlarına doğru gider. Şehirde birçok çeşme vardır ama bunlar özellikle güneyde toplanmıştır. Zengin ve bereketli pınarları yüzünden Gondolin’e, Quenya’da “Kaya Şarkısı” ya da “Suyun Müziğinin Kayası” anlamına gelen Ondolindë ismini kazandırdı. Gondolin’in müzisyenleri de suların akışından ilham alarak müziklerini yaparlar. Ondolindë ayrıca pınarların sesi, onun da hoşuna giden Turgon tarafından verilen orijinal ismidir. (Gondolin halkına da Gondolindrim denir) Ama Sindarin aslı olan Gondolin tercih edilmiştir

İsimlerine Dâir

Gondolin, yedi isimli (Sindarin dilinde) şehirdir. Ve Tuor bu isimleri “Gondolin’in Düşüşü” nde anlatır.

Gondobar: Taş Şehri
Gondothlimbar: Kaya Halkının Evi
Gondolin: Müziğin Kayası, Saklı Kaya
Gwarestrin: Muhafız Kulesi
Gar Thurion: Gizli Yer
Lothengriol: Ovada Açan Çiçek
Loth: Çiçek

Ayrıca Saklı Şehir, Saklı Krallık, Saklı Diyar ve Korunmuş Şehir olarak da anılmıştır.

Turgon’un Kendisine Gösterilen Vizyonlar ile Tumladen’i Bulması

Gondolin, Fingolfin’in oğlu Turgon tarafından bulundu. Fingolfin ile Turgon, Silmarilleri çalan Morgoth’u arayarak Ölümsüz Diyarlar’dan giden Feanor ile onu takip eden Noldor halkının arasında idi. Feanor, Fingolfin’in ailesi dahil birçok Elfi gemilerin azlığından dolayı seyahatten alıkoydu. Fingolfin de halkını Gıcırdayan Buz üzerinden Orta-Dünya’ya götürmeye karar verdi. Buzların üzerindeki tehlikeli geçişler sırasında Turgon’un karısı Elenwe ile kızı Idril, kırılan buzların arasından denize düştü. Elenwe öldü fakat Idril kurtulabildi.

Fingolfin’in halkı, Birinci Çağın birinci yılında Orta-Dünya’ya vardı. Turgon ilk olarak Beleriand’ın batı kıyısındaki Nevrast’a yerleşti ve denize bakan bu diyarlarda Vinyamar Salonları’nı kurarak burada yaşadı. Beraberindekiler, hem Noldor hem de Sindar Elflerinden oluşuyordu.

50 yılında Turgon ve arkadaşı Finrod, Sirion aşağısına giderek Meres Şafağı’na vardılar. Burada uykuya daldıklarında, bir Vala olan Suların Efendisi Ulmo tarafından kendilerine çeşitli rüyalar gösterildi. Öyle rüyalar ki, Morgoth’un birliklerine karşı gelebilmek için saklı yerler bulmaları konusunda uyarılıyorlardı. Ve sonradan Finrod bundan etkilenmiş olacak; yer altı kalesi Nargothrond’u inşa etti.

Turgon da kendisine, Ölümsüz Diyarlar’daki Tuna Tepesi üzerine inşa edilmiş Tirion’u anımsatacak güzellikte bir şehir kurabilmek için uygun bir yer bulmaya umutlandıysa da herhangi bir yer bulamadı ve Vinyamar’a geri döndü. Ama 53te Ulmo, bu sefer Turgon’un karşısında belirdi ve ona, Sirion Diyarı’nı gözden geçirmesini söyledi. Kuşatılmış Dağlarla her yönü kapatılmış olan Tumladen Vadisi’ni sonunda Ulmo’nun rehberliğiyle bulabildi. Sonra Gondolin’i kurabilmek için planlar yapmak üzere hemen Vinyamar’a geri döndü.

Morgoth 60 yılında Beleriand’a bir saldırı düzenledi ama birlikleri kalesine püskürtüldü ve Angband Kuşatması başladı.

Turgon bundan endişelense de Gondolin’in inşaatını 64’te başlattı. Birçok yetenekli zanaatkâr ve mimar işe koyuldu. Turgon bu sırada Vinyamar’da kalıyordu. İnşaatın sona ermesi tam 52 yıl sürdü ve 116 yılında tamamen bitti.

Turgon, Gondolin’e gitmek üzere Nevrast’tan ayrılmadan önce, Ulmo ona tekrar göründü. Ona Gondolin’in Beleriand’daki en uzun süre ayakta kalacak Elf diyarı olacağını söyledi ama onu uyardı da:

“…Sonunda artık Gondolin’e girmelisin Turgon; ve ben de Sirion vadisinde ve oradaki tüm sularda gücümü göstereceğim ki gidişinin farkına varılmasın, senin iraden dışında kimse oradaki gizli girişi bulamasın. Eldalie’nin yönettiği tüm ülkeler içihde Melkor’un karsısında en uzun Gondolin dayanacak. Ama ellerinin işlediği, yüreğinin tasarladığı bu eseri çok fazla sevme. Ve hatırla ki Noldor’un gerçek umudu Batı’da yatar ve Deniz’den gelir….”

Ulmo ayrıca, içte yaşanacak bir hainliğe karşı da onu uyardı ve herhangi bir tehlike söz konusu olduğu zaman bir haberci geleceğini söyledi. Turgon, ileride Gondolin’e gelecek olan bu habercinin kimliğinin anlaşılması için kalkanını, zırhını, miğferini ve kılıcını, Ulmo’nun öğüdüyle Vinyamar’da bıraktı:

“…”Böylece Noldor lanetinin son gelmeden önce seni de bulacağı söylenebilir ve ihanetin senin duvarlarının içinde uyanması gerçekleşebilir. Onlar ateş tehlikesinde olacaklar. Ama bu tehlike gerçekten yaklaşırsa, o zaman ta Nevrast’tan bile seni uyarmak için birisi gelecek, ondan yıkımın ve ateşin ötesinde Elfler ve İnsanlar için umut doğacak. Bu yüzden bu evde zırh ve bir kılıç bırak, yıllar içinde gelecek olan onu bulsun, böylece sen de onu tanı ve yanılma…”

Turgon, halkını da Gondolin’e yerleşmeleri için yolladı. Aralarından otuzu, Fingolfin ile Orta-Dünya’ya gelen Noldor’dandı. Birçoğu ise Beleriand’ın Sindar Elfleriydi. Turgon, kızı Idril ve kız kardeşi Aredhel’den oluşan ailesi ile onlardan sonra şehre vardı. Saklı Yol’u kullanarak Tumladen Vadisi’ne geçtiler ve hiç kimse onların nereden gittiğini bilemedi.

Turgon şehre girdiğinde şehre, (Quenya’da Suyun Müziğinin Kayası anlamında) Ondolinde ismini verdi. Ama Sindarin dilinde Saklı Kaya manasındaki Gondolin tercih edildi.

Dışarıdan yine hiç kimsenin, Gondolin’in yerini bilmesine izin verilmedi. Şehre gelebilen her kimse Turgon’un yasalarına gerekirse zorla uyarak burada kalır ve hiçbir zaman ayrılamazdı. Zaten Gondolin’in de çok az yerlisi Kuşatan Dağların dışına çıkabildi.

Gondolin zamanla kudretli ve çok zengin bir şehir oldu. Halkı, Gondolindrim olarak anıldı. Geliştirme hareketlerine, Tirion’a rakip hale geldiği söylenene kadar devam edildi.

Bilgin Pengolodh da Gondolin’de yaşamıştır. Pengolodh, saygıdeğer bir dil bilimcisidir ve Valar ile Elflerin tarihini, oluş sırasına göre düzenleyen Annal’lara büyük katkısı olmuştur. Ayrıca Gondolin’in Düşüşü’nden de kaçarak Elder Çağlarını bugüne kadar getirebilmiştir.

Gondolin bilgelerin olduğu kadar birçok yetenekli müzisyenin, sanatçının ve zanaatkârın da evidir. Ama özellikle bilinenler, Gondolin Silah Ocaklarının Demircileridir. Onlar birçok ünlü esere imza atmışlardır; Tuor’un baltası Dramborleg, önce Turgon’un sonradan da Gandalf’ın kılıcı olacak Glamdring, Thorin Meşekalkan’ın kılıcı Orcrist ve Bilbo yoluyla Frodo Baggins’e geçen Sting en önemlileridir.

“Gondolin’in Düşüşü” hikâyesinin ilk versiyonlarına göre Gondolindrim, on iki farklı aileden oluşur. Bunların birincisi, yani Kral’ın Evi, Turgon’un liderliğindedir. Kırlangıç Evi birçok okçuya sahiptir ve Duilin tarafından yönetilir. Egalmoth tarafından yönetilen Cennetin Kemeri Evi’nin de sayısız okçusu vardır ve fazlasıyla zengin bir ailedir. Kolon (Pillar) ‘un Evi ve Kule Evi’nin her ikisi de Penlod’un yönetimindedir. Galdor Ağacın Evi’nin başkanıdır. Altın Çiçeğin Evinin reisi ise Glorfindel’dir. Ecthelion şehrin güneyince toplanmış pınarlardan sorumludur ve Pınarın Evindendir. Arp Evi, Salgant’ın korumasındadır. Rog, demircilerden ve zanaatkârlardan oluşan Öfke Çekici Evinin başındadır. Köstebek Evi, birçok madenciyi ve taş ocağı işçisini barındıdır, efendileri Maeglin’dir. On ikinci ve son ev ise, Tuor’un yönettiği Kanat Evi’dir.

(Buradaki isimlerin birçoğu hikâyenin sonraki versiyonlarında yer almaz. Tolkien’in notlarına göre Rog karakteri, Gondolin’in Lordluğundan düşürülmüştür. Altın Çiçeğin Evi’nden Glorfindel ile Pınar Evi’nden Ecthelion’dan ise Silmarilllion’da bahsedilir. Ama Maeglin ile Tuor’un Evlerinden bahsedilmez)

Kuruluşundan bu yana geçen 200 yıl, Gondolin için mutlu bir barış dönemi oldu. Morgoth, dünyanın kuzeyinde uzak bir yerde kuşatılmıştı ve Gondolin halkı dışarıdaki olaylarla rahatsız edilmeden rahat hayatını sürdürüyordu. En azından huzursuzlukların başlayacağı Aredhel’in yolculuğuna kadar.

316 civarında Turgon’un kız kardeşi Aredhel, rahatsızlandı ve 200 yıl yaşadığı bu şehirden ayrılmak istedi. Turgon her ne kadar şehrin yerinin dışarıda duyulması olasılığı yüzünden tereddütte de olsa Aredhel’in, erkek kardeşleri olan Fingon’u ziyaretmesine izin verdi. Ama Aredhel yolculuğunda rotasını değiştirince refakatçilerinden ayrı düştü. Ona eşikik edenler şehre geri dönmüştü. Aredhel ise Nan Elmoth ormanlarında kayboldu.

Nan Elmoth, demirciliğiyle ünlü Kara Elf Eöl’ün evidir.

Eol, büyülerini kullanarak Aredhel’in ormandan çıkış yolunu bulup evine dönmesini engelledi. Sonradan onunla evlendi ve kendisi gibi bir demirci olacak oğlu Maeglin doğdu.

Gondolin hikâyeleri içinde, Turgon’un erkek varisi olmaması yüzünden Aredhel’in özellikle bu yolu seçtiğine dair söylentiler vardır.

Aredhel 400 yılında, hazır Eol uzaktayken Maeglin’i de alıp Gondolin’e döndü. Ama Eol onları takip etti ve Saklı Yol’u da keşfetti. Turgon başta Eol’ü dostça karşıladı ve yerini bildiği için artık Gondolin’den çıkamayacağını söyledi. Eol bunu hem oğlunun hem de kendisinin ölümü pahasına reddeti ve oğluna fırlattığı mızrakla onu öldürmek istedi. Ama mızrak, oğlunun önüne geçen karısına isabet etti.

Aredhel mızrağın zehri yüzünden kısa sürede öldü. Eol de yaptığının cezası

Maeglin’in bu kötü olaylarda hiç parmağı yoktu ve Turgon onu yanına aldı, Gondolin’de büyüttü. Maeglin, mecliste bilge, demircilikte usta, savaşta ise kudretli oldu.

Maeglin babasına verilen ceza infaz edilirken bile sessizce izledi ve bu Turgon’un kızı ve aynı zamanda varisi olan Idril’in ona karşı güvenini azalttı. Maeglin ise Idril’in güzelliğinden giderek daha fazla etkilendi ve Elflerin yakın akrabaları ile evlenmeleri gibi bir gelenekleri olmamasına rağmen ona âşık oldu. Idril, Maeglin’den hiç hoşlanmadı ve kendisine sahip olma isteğini iğrenç buldu.

Maeglin, demircilikteki yeteneği ile birçok Gondolindrim’i etkiledi. Onlara bildiklerini öğretti ve onu izleyecek insanlar topladı. Beraber güçlü silhlar dövmk için, Kuşatan Dağlar’da demir ve metal cevheri aradılar. Maeglin Gondolin’in Yedinci Kapısını yani Çelik Kapı’yı inşa etti. Böylece konumu yükseldi ve Kral’ın yakın danışmanlarından oldu.

Aredhel ile Eol’ün ölümünden geçen yüz yıl, Gondolin için ikinci bir barış dönemi oldu. Ama zaman yaklaşıyordu, Morgoth 455te Angband Kuşatmasını dağıttığında, Elflerin engellenemez çöküşü üzerlerine inmeye başladı. Bir kış gecesi, Ani Alev Savaşı olarak anılacak savaşta birliklerini Beleriand içlerine sürdü. Turgon’un babası Fingolfin ise, Angband’a ilerledi ve Morgoth’u teke tek çarpışmaya davet etti. Uzun mücadelelerden sonra Fingolfin katledildi. Gondolin Kartalların Kralı Thorondor, Fingolfin’in cesedini Gondolin’e bakan dağların birinin zirvesine bıraktı. Turgon da orada babası için bir kurgan yaptırdı. Böylece Angband’ın ateşleri Noldor ittifağını yok etti. Bu felakette Gondolin’in hiçbir önemli rolü olmadı.

Gondolin bundan sonra da saklı olarak kaldı ve Turgon, hiçbir birliğini savaşlara yollamadı. Ama artık Morgoth’dan gelecek bir tehlikenin farkına vararak, Elfleri kurtarabilmek için yeni bir tasarı düşünmeye başladı ve Valar’ın diyarını arayıp onlardan merhamet ve yardım dilenmek için Ölümsüz Diyarlar’a elçilerini yolladı. Elçiler, Sirion aşağısı boyunca ilerleyip Balar Adası’na geldiler, buradan gemiler inşa ederek batıya yelken açtılar. Ama Ölümsüz Diyar’ları bulamadılar ve çok azı Orta-Dünya’ya geri dönebildi. Ama Turgon bunu hiçbir zaman göremeyecek olsa da aslında başarılı olmuştu, ileride torunu Earendil, onun yapamadığını yapacaktı.

Bu olaylar sürüp giderken, İnsan Irkından iki genç kardeş 458de; Hurin ve Huor, Orklarla yaptıkları bir savaştan sonra ordularından ayrı düşüp Gondolin’in güneyindeki Dimbar Bölgesinin Crissaegrim eteklerinde kayboldular. Thorondor onları görüp, Gondolin’e getirmeleri için iki kartalı Dimbar’a yolladı.

Kardeşleri, zamanında Elflerle birlikte Morgoth’a karşı bir ittifak oluşturan Üç Edain Ailesinden biri olan Hador Evi’nden gelir. Huor o sırada sadece on üç yaşındadır, Hurin ise gençlik döneminin sonlarında.

Ulmo’nun arzusuyla Turgon onları kabul etti. Ve evlerine dönmek isteyene kadar, yani bir yıl boyunca Gondolin’de kaldılar. Bu hoş olay aslında elli yıl sonra gerçekleşecek Gondolin’in yıkımı için serpilen ilk tohumlardandı.

Hurin ve Huor’un Gondolin’e Gelişi

Ulmo yine Turgon’un rüyalarına girerek onu, Gondolin’in kaderinin Hador’un evinden gelen bu iki adamla kesiştiği konusunda uyardı. Kartallar getirdiğinde Turgon onları karşıladı ve Gondolin’de kalmalarına izin verdi. Bir sene sonrasında, Turgon onlarla iyi arkadaş oldu ve şehirden ayrılma isteklerini duyduğu zaman, yasaların buna izin vermemesine rağmenkabul etti. Çünkü zaten Gondolin’in yerini tam olarak bilmiyorlardı ve kimseye herhangi bir şey söylememek üzerine yemin ettiler. Sonra Kartallar Hurin ve Huor’u halklarının yanına bıraktılar ama bazıları onların nereden geldiğine dair şüphelendi ve çıkan söylentiler Morgoth’un Ajanlarının kulağına kadar gitti.

Dagor Bragollach felaketinin üzerinden geçen zaman uzadıkça Beleriand Elfleri, karşı saldırı için ordu kurmaya başladı. Turgon 468de bunu, Feanor’un Oğullarından Maedhros’un, Morgoth’a karşı bir koalisyon oluşturduğu şeklinde öğrendi. Kardeşi Fingon da Maedhros’un birliğinin bir parçasıydı. Bu yüzden Turgon gizlice kendi hazırlıklarını yaptı. Angband Kuşatmasının bozulmasından on dört yıl sonra ve Gondolin’in kurulmasından da yaklaşık üç yüz elli yıl sonra Turgon ilk defa bir savaş için at sürdü. Akrabalarının bilmemesine ve ondan dilememesine rağmen 472de, on bin kişilik Gondolindrim ordusunu savaşa soktu. Ona eşilik eden komutanları arasında; Maeglin, Glorfindel ve Ecthelion vardı. Sayısız Gözyaşı Savaşı’nda Fingon’un birlikleri, Angband yakınlarındaki Anfaughlith çölünde Orklar tarafından sarıldı. Turgon hemen kardeşinin yardımına yetişti ve Hurin ile Huor’u onun yanında buldu.

Ama savaşın yönü tekrar değişti ve Fingon ile Turgon birbirlerinden koptular. Fingon, Balrogların Lordu Gothmog tarafından katledildi. Hurin ve Huor ise Turgon’u Gondolin’e dönmeye zorladı. Sonra üçü arasında bir konuşma oldu:

Hurin: “Şimdi gidin, efendim, henüz zaman varken! Çünkü sizde Eldar’ın son umudu yaşıyor ve Gondolin ayaktayken Morgoth hala yüreğinde olan korkuyu fark edecektir.”

Turgon: “Artık Gondolin uzun süre gizli kalamaz ve keşfedildiğinde yıkılmalı”

Huor: “Sadece çok kısa bir süre dayansa bile, hanedanınızdan Elf ve İnsanlann umudu doğacaktır. Bunu size, efendim, ölümün gözleriyle söylüyorum: Burada sonsuza dek ayrılmamıza ve beyaz duvarlarınıza yeniden bakamayacak olmama rağmen, sizden ve benden yeni bir yıldız yükselecektir. Elveda!”

Turgon geri çekilirken, hayatta kalanları ve Fingon’un halkını, kanatları koruyan Ecthelion ve Glorfindel ile birlikte Gondolin’e kadar yönetti. Hurin, Huor ve Dor-Lomin İnsanları ise, Morgoth’un ilerleyişine karşı tutunmaya çalışıyorlardı. Sonuç vermeyince Huor öldürüldü, Hurin de esir alındı. Hurin Morgoth’a Gondolin’in yerini söylemeyi reddetti, bunun üzerine Morgoth onu ve ailesini lanetledi. Sonra onu Angband üzerindeki Thangorodrim zirvesine hapsetti.

Turgon Valar’dan tekrar yardım istedi, bu sefer Gemi Yapımcısı Cirdan da yedi gemi yaparak ona yardım etti. Ama habercilerin görevi yine başarısız oldu, gemilerden hiçbiri geri dönemedi. (Çok uzun yıllar sonra karaya ulaşabilen Voronwe isimli Elf hariç)

Huor savaşa gitmeden önce o sıralar hamile olan karısı Rian’ı, Hithlum’a bırakmıştı. Rian kocasının savaşta ölmesinden sonraki kışta, Tuor olarak anılacak oğlunu doğurdu. Rian Huor’un ölümünden duyduğu keder yüzünden öldü, Tuor’a ise Elfler bakmaya başladı. Tuor on altı yaşındayken, Easterlings tarafından kaçırıldı ve köle yapıldı. Ama üç yıl sonra kaçarak Hithlum’a geldi, burada dört sene yalnız başına yaşadı.

Şehrin baş Tanrısı Ulmo da, Gondolin’in çökeceğini sezerek üzgün gözleriyle olanları izliyordu. 95’te de Tuor’un aklına, Hithlum’u terk etme fikrini soktu. Ve ona Noldor Kapılarına giden su akıntısıyla yolunu gösterdi. Akıntının çıkışı, Ulmo’dan haberler taşımakta olan Arminas ve Gelmir isimlerindeki iki Elf tarafından Tuor’a gösterildi. Sonra Tuor Nevrast’a girdi ve yedi kuğu deniz üzerinden ona, Turgon’un Eski Salonları olan Vinyamar’ın yolunu gösterdi.

Tuor Vinyamar’da, zamanında Ulmo’nun Turgon’a söylediği şekilde yüzyıllar önce arkasında bıraktığı eşyaları olan kılıçla zırhı buldu. Kılıcı kuşanıp zırhı giydikten sonra kıyıya ilerledi. Burada Ulmo yanında belirdi ve Gondolin’i nasıl bulacağını söyledi. Ona Morgoth’un Hizmetkârlarından saklanabilmesi için bir pelerin verdi ve sonra da, Gondolin yolunu gösterecek bir Elf yolladı. İşte bu Elf, Turgon’un zamanında Valar’a yolladığı elçilerden olan Voronwe’dir. Voronwe, gemisi battığında Ulmo sayesinde kurtarılmış ve sağ salim kıyıya ulaştırılmıştı.

Tuor ve Voronwe, kurumuş nehri ve üzerindeki Saklı Yol’u bulup Gondolin’e girdiler. İlk başta Dış Savunmadan bir muhafızla karşılaştılar. İlk altı kapıyı Elemmakil’in ardından geçtiler. Yedinci kapıya geldiklerinde, Kudretli Kapının Muhafızı Ecthelion ile yüz yüze geldiler. Tuor, pelerini altına giydiği zırhı, yıllar önce Ulmo tarafından haber verilen haberci olduğununun kanıtı olarak gösterdi.

Tuor Tumladen Vadisi Önünde

Tuor, Turgon’un yanında getirildi. Sonra Turgon’a Ulmo’nun, Gondolin’in Düşüşü’nün yakın olduğu uyarısı ile şehri terk edip halkıyla birlikte Sirion aşağısına inerek Denize geçmeleri tavsiyesini iletti.

Turgon Ulmo’nun uyarıları üzerinde uzun uzun düşündü ama kendi inşa ettiği şehri bırakmak istemedi. Çünkü Turgon, gururluydu ve içi şehre olan aşkıyla doluydu, uyarıların aksine karar verdi. Ve şehirde kalmaya karar verdi. Bu kararı, Maeglin’e de uyuyordu. Turgon Saklı Yol’un kapatılmasını ve içeriden ya da dışarıdan kimsenin geçmesine izin verilmemesini emretti. Çünkü Morgoth’dan gizlenmek, şehrin tek umuduydu.

Gondolin’in öyküsünün devamı için: http://www.thewhitetree.org/ortadunya/gondolinin-dususu

Mutlaka Okuyun!

Tar-Ancalime

Irk: İnsanDil: Adunaic, Sindarin ve QuenyaCinsiyeti: KadınSoy: Numenorlu- Elros HanedanıEbeveynleri: Kral Tar-Aldarion ve Kraliçe ErendisEşi …

Bir Cevap Yazın

Hızlı Giriş Yap:



E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir