Jon Snow • The White Tree

The White Tree


ORTA DÜNYA'NIN ZİRVE NOKTASI



Tüm zamanlar UTC + 3 saat




Sponsorlu Bağlantılar





Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
 [ 5 mesaj ] 
Yazar Mesaj
Okunmamış mesajMesaj Başlığı: Jon Snow
Gönderilme zamanı: 04 Ağu 2015 02:04 pm 
Ak Kule Komutanı
Ak Kule Komutanı
Kullanıcı avatarı


Çevrimdışı
Uyarı!
Bu başlıkta bahsedilenler, Game of Thrones dizisinin beşinci sezonunu izlemeyenler ve / veya Ejderhaların Dansı kitabını okumayanlar için spoiler içermektedir.

Eklenti:
Night's Watch.jpg
Night's Watch.jpg [ 33.21 KiB | 1005 kere görüntülendi ]


Jon Snow, Aegon'un karaya çıkışının 283. yılında dünyaya geldi. Robert'ın İsyanı sonucunda, Eddard Stark tarafından Catelyn Tully'ye tanıştırılan Jon, o günden sonra Eddard Stark'ın piç oğlu olarak anıldı ve Stark soyadı yerine, Kuzey'li lordların piç çocuklarının kullandığı Snow soyadını kullandı. Ned, Jon'un annesinin kimliğini kimseye açıklayamadan hayatını kaybetti.

Jon'un annesinin kimliğini bulmak için önce babası Eddard Stark'ı gözden geçirmemiz gerekiyor. Kuzey'in ve belki de Westeros'un en onurlu, en dürüst insanlarından birisi olarak kabul edilen Lord Eddard Stark'ın, savaş zamanında dahi olsa başka bir kadın ile birlikte olmuş olması çok zor bir ihtimal. Bu sebeple Jon'un babasının da kimliği şüpheye düşmekte. En olası ihtimali değerlendirmek için ise saatlerimizi Jon'un doğumundan iki yıl geriye alalım.

Harrenhal Turnuvası, Robert'ın İsyanı olarak bilinen savaşın temellerinin kesin olarak atıldığı yerdi. Kısaca özetlemek gerekirse, turnuva sırasında Targaryen prensi ve tahtın varisi Rhaegar Targaryen, gül yapraklarından yapılmış olan tacı Eddard'ın kız kardeşi Lyanna Stark'a verdi ve onu Aşk ve Güzellik Kraliçesi ilan etti. Ardından iddalara göre Rhaegar Lyanna'yı kaçırdı ve tecavüz etti.

Nitekim bu konuda anlatılanlar bundan ibaret değil. Turnuvadan önce yapılan şölen sırasında, Rhaegar'ın söylediği şarkıdan Lyanna'nın göz yaşlarını tutamayacak kadar etkilenmesi, Rhaegar'ın zarif ve hassas yapısı ve Barristan Selmy'nin sözlerine göre, Lyanna'yı gerçekten sevmiş olması, onu kaçırmış olma ihtimalini oldukça düşünüyor.

Bütün bunlara son olarak, Neşe Kulesi'nde Lyanna'nın, Eddard'a son sözlerini de eklediğimizde ("söz ver bana Ned"), gerçekte olan şeyin Rhaegar ve Lyanna'nın birbirlerine aşık olduklarını ve birlikte kaçtıklarnı beraberliklerinin sonucu olarak Jon'un dünyaya geldiğini varsaymak, Eddard Stark'ın başka bir kadınla birlikte olduğunu kabul etmekten çok daha mantıklı.

Robert Baratheon'un Targaryen nefretini çok iyi bilen Eddard Stark'ın, Jon'un güvenliğini garantiye almak için, onu herkese kendi çocuğu olarak sunmuş olduğu düşüncesi ise bu noktada su götürmez bir gerçek.

Anne babasının kimliği ne olursa olsun, Jon hayatı boyunca piç damgasını taşıdı ve karakteri bunun üzerinden şekillendi. Babasının onurlu ve adil tutumunu kendisine örnek edindi ve kendini kanıtlama arzusu onu at sürme ve kılıç kullanma konularında çalışmaya ve zaman içerisinde Stark kardeşleri arasında en iyi olmaya itti.

Görünüş bakımından Tully özellikleri ağır basan kardeşlerinin aksine Jon tam anlamı ile bir Stark'tı. Kuzeyin Starklarının koyu siyah saçlarını, ciddi mizacını ve uzun boyunu zariflikle taşıyordu.

Spoiler:
Eklenti:
Jon.jpg
Jon.jpg [ 472.82 KiB | 1005 kere görüntülendi ]


Jon'un Stark kardeşleriyle olan ilişkisi, bir Stark piçi olmasından etkileniyordu. Robb ile ilişkileri yakın arkadaşlık ve dostane bir rekabet içeriyordu ancak Jon yine de Robb'un varis olması ve kendisinin asla Kışyarı lordu olamayacağı sebepleriyle onu kıskanıyordu. Arya ile olan ilişkileri ise çok daha iyi idi. Erkek çocukları gibi davranan Arya, yaşıtlarına uyum sağlamak konusunda isteksizdi ve güçlük çekiyordu. Bu durum, piçliği sebebi ile kardeşleri arasında yer edinmekte zorluk çeken Jon'u, ona yakın hissettiriyordu. Kardeşleri arasında en az anlaştığı kuşkusuz Sansa idi. Yaşları henüz küçükken Sansa Jon'un piç olduğunu ve bunun ne anlama geldiğini öğrenmişti, o günden beri mesafeli ve yukarıdan bakar bir tavır sergiliyordu.

Ailesi içinde en büyük problemi ise Catelyn yaşatıyordu Jon'a. Cat, Jon'u kocasının sadakatsizliğinin bir kanıtı olarak gördüğünden, küçüklüğünden beri ona mesafeli davranıyordu, bir piç olduğunu her fırsatta hatırlatıyor, kendisini Kışyarı'na ait hissetmemesini sağlıyordu.

Gece Nöbetçilerinin yemini bozan bir askerinin idamının ardından, Kışyarı'na dönerlerken Jon, annelerinin ölü bedeninin yanında altı ulu kurt yavrusu buldu. Bu yavrulardan her birisi Ned'in çocukları tarafından sahiplendi, Jon ise kendi ulukurduna, bembeyaz renginden dolayı Hayalet ismini koydu. Hayalet diğer kardeşlerinden zayıftı, rengi farklıydı ve dışlanmıştı. Bu sebeplerden dolayı kendisine çok yakın gördü ulukurdu ve onu büyük bir dikkat ve sevgi ile besleyip büyüttü. Tıpkı diğer Stark çocukları gibi, Jon ve ulukurdu ayrılmaz hale geldiler.

Kısa bir süre sonra Jon, Gece Nöbetçilerine katılmak için yola çıktı. Orada piç oluşunun önemi kalmayacaktı ve kendisini sonunda bir yere ait hissedeceğini düşünüyordu. Amcası Benjen Stark, Tyrion Lannister ve Nöbet'e sürgün edilmiş birkaç tutuklu ile Sur'a vardığında yanılmış olduğunu hissetti. Kışyarı'ndan geldiği ve bir lordun oğlu olduğu için diğerleri tarafından hor görülüyordu. Eğitimlerde gösterdiği başarı sayesinde önceleri insanlarla olan ilişkileri kötüleşti, ancak birkaç arbedenin ardından, bildiklerini diğerlerine öğretmeye başladı ve pek çok kişi ile yakın ilişkiler kurdu. Yine bu dönemde sura yeni gelen Samwell Tarly'yi de korudu ve zaman içerisinde onunla yakın arkadaş haline geldi.

Jon'un potansiyelinin farkına varan Lord Kumandan Jeor Mormont, eğitmek amacıyla onu kendi silahtarı ve hizmetkarı konumuna getirdi. Bu sıralarda, surun diğer tarafından getirilen ölü kolcuların bedenleri canlandı ve Mormont'a saldırdı, Jon'un yardımı sayesinde hayatı kurtulan Jeor, ailesinin yadigar silahı olan Uzunpençe isimli Valyria çeliğinden yapılma kılıcı, ona hediye etti.

Eddard Stark'ın ölüm haberi ve Robb Stark'ın güneye savaşa inmesi Jon Snow için bir dönüm noktası haline geldi. Önce savaşa katılmak için kaçtı, ancak arkadaşları tarafından geri dönmeye ikna edildi. Ertesi gün Jeor Mormont ile yaptığı konuşmanın ardından Jon, eski ailesini kesin bir şekilde geride bıraktı ve tam anlamıyla Gece Nöbeti'nin yeminli bir kardeşi haline geldi.

Sur'un kuzeyinden gelen raporlar giderek garipleşiyordu. Terk edilen yabanıl köyleri, geceleri yakılan devasa ateşler ve Mance Rayder'ın halkını bir araya toplamasına yürüyen ölülerde eklenince Jeor Mormont, kayıp kolcuları bulmak ve neler olduğunu öğrenmek adına kuzeye 300 kara kardeş ile birlikte büyük çaplı bir keşif gezisine çıkma kararı aldı. Jon'da Lord Kumandan'ın yanında bu keşifte yerini aldı. Craster'ın Kalesi'ne vardıklarında Sur'un Ötesindeki Kral'ın, bütün kuzeyi toplayıp Sur'a saldıracağını öğrendiler ve bunun üzerine İlk İnsanların Yumruğuna doğru yol aldılar. Burası etrafındaki araziyi çok iyi gören, defansif bir konumdu ve ayrıca Mance ile Sur arasında yer alıyordu. Burada Mance'in ordusunun sayısal üstünlüğünün hiçbir önemi kalmayacaktı. Ancak Jon savaş için burada kalmayacaktı. Qhorin Halfhand liderliğinde yapılan keşfe katılmak için gönüllü oldu. Keşif sırasında karşılaştıkları bir yabanıl grubunu hızlıca ortadan kaldırdılar, ancak Jon Ygritte isimli yabanıl kızı, Qhorin'in emirlerine rağmen salıverdi. İlerleyen günlerde Kemik Lordu olarak bilinen bir yabanılın grubu tarafından saldırıya uğradıklarında Qhorin Jon'a, kendisini öldürmesini ve teslim olup yabanıllara katılmayı istemesini emretti. Ygritte'ın da güven oyu ile yabanıllar arasına katılan Jon, Mence'in karşısına çıkarıldı.

Spoiler:
Eklenti:
Jon Snow.jpg
Jon Snow.jpg [ 339.82 KiB | 1005 kere görüntülendi ]


Mance'i kendisine inandırdıktan ve planlarını açıklamasını sağladıktan sonra Jon, Sur'u tırmanarak geçmekle görevli gruba katıldı. Yolculukları sırasında Ygritte ile yakınlaşan ve en sonunda ona aşık olan Jon, Sur'a olan sadakatini bir kez daha sorgularken buldu kendini. Onur aşkı, Ygritte'e olan aşkından daha ağır bastığı için görevine devam etme kararı aldı. Suru zorluklarla aştıktan sonra kurdukları kampta, kardeşi Bran'ın ulukurdu Yaz tarafından saldırıya uğradıklarında, karmaşadan faydalanıp kaçmayı başardı. Ancak bu sırada bacağından bir ok ile vurulmuştu ve Kara Kale'ye zorlukla ulaşabildi.

Yaraları tedavi edilip, kendine geldiğinde Jon, savunmasız kalan Sur'u kuzeyden ve güneyden günlerce süren saldırılara karşı savunmayı başardı. Buna rağmen, çarpışmaların ardından Alliser Thorne ve Janos Slynt tarafından ihanet ile suçlanarak hapse atıldı. Jon'u idam edemeyeceklerini anladıklarında onu Mance'i öldürmesi için kuzeye göndermeye karar verdiler. Bu sayede Jon'un, yabanıllar tarafından öldürüleceğini umuyorlardı. Ancak Jon ile Mance arasındaki görüşme henüz sonuçlanamadan, Stannis Baratheon ordusu ile birlikte gelerek, yabanılları ağır bir yenilgiye uğrattı.

Savaşın ardından Stannis, kendisini kral olarak kabul etmesi koşulu ile Jon'a Kışyarı Lorluğunu teklif etti. Sur'a olan bağlılığı, Stannis'in R'hllor'a tapıyor olması ve inancı sebebi ile Eski Tanrı inancında kutsal bir yer tutan ağaçları yakacak olması gibi sebepler ile Jon, bu teklifi reddetti. Aynı zamanda Samwell Tarly'nin emekleri sayesinde, yapılan seçim sonucunda Jon, Gece Nöbeti'nin 998. Lord Kumandanı olarak seçildi.

Lord Kumandan olarak yaptığı ilk işlerden birisi, Sam'i, Eskişehir'deki Hisar'a eğitime göndermek oldu. Onunla birlikte Gilly, Mance'in çocuğu ve üstat Aemon'u da, Melissandre'nin onları büyü yapmak için öldüreceği korkusu ile gönderme kararı aldı. Emirlerine itaat etmediği gerekçesi ile Janos Synt'i idam etti ve yabanıllar ile kırılgan bir ittifaklık kurdu. İlerleyen günlerde Stannis Baratheon, Boltonların üzerine yürümek için Sur'dan ayrıldı.

Stannis'in ayrılmasının ardından geçen birkaç haftadan sonra Ramsay Bolton tarafından Sur'a bir mektup ulaştı. Mektupta Stannis'in yenildiği ve Gece Nöbeti'nin kışı çıkarabilmek için Bolton'lara sadakat yemini etmesi gerektiği yazıyordu. Bunun üzerine Jon, Kışyarı'nı ele geçirmek için yola çıkacağını açıkladı ve gönüllü toplamaya çalıştı. Ettiği yeminleri bozduğu için Nöbet'in adamları tarafından hoş karşılanmadı bu durum. Bir gece vakti çıkan karmaşa sırasında, Bowen Marsh ve birkaç kişi daha, gözyaşları içerisinde, "Nöbet için" diye fısıldayarak Jon'u defalarca bıçakladılar. Jon'un bu saldırı sonucu kaderi ise, henüz belirsiz...

Spoiler:
Eklenti:
Ölürem ben ölürem vay.jpg
Ölürem ben ölürem vay.jpg [ 56.04 KiB | 1005 kere görüntülendi ]


Künye
Doğum Yılı / Yeri: 283 - (Neşe Kulesi*)
Ailesi: Stark
Babası: Eddard Stark - (Rhaegar Targaryen*)
Annesi: (Lyanna Stark*)
Takma İsimleri (Veriliş sırasına göre): Ned Stark'ın Piçi, Lord Snow, Gece Nöbetinin 998. Lord Kumandanı, Lord Karga


Not: Jon Snow'un pek çok takma ismi bulunmakta, en önemlilerini yazdım yukarıya.

*: Teorilere göre verilen bilgiler. Gerçekliği henüz kanıtlanmadı.

_________________
Resim
Justitia Omnibus


Başa Dön
  Profil Kullanıcının Güncesini Görüntüle Kişisel albüm  
 
Okunmamış mesajMesaj Başlığı: Re: Jon Snow
Gönderilme zamanı: 06 Ağu 2015 12:51 am 
Gondor Askeri
Gondor Askeri
Kullanıcı avatarı


Çevrimdışı
Küçük Emrah bile bu Starklar kadar çekmemiştir hayatta..!
Stark hanesi hayranıyım tek umudumuz Jon'un sonu belli değil. Dizinin buyanını sevsemde baş rol hiçbir zaman belli olmuyo, ama Stark' ların peşini bıraksınlar artık.Soyları kurudu :(

_________________
Resim
-Karanlığı yenebilecek,bir ışık yok büyücü.
-Sauron!


Başa Dön
  Profil Kullanıcının Güncesini Görüntüle Kişisel albüm  
 
Okunmamış mesajMesaj Başlığı: Re: Jon Snow
Gönderilme zamanı: 16 Kas 2015 03:08 pm 
Gondor Askeri
Gondor Askeri


Çevrimdışı
Dizide en sevdiğim karakter. İnşallah ölmemiştir.


Başa Dön
  Profil Kullanıcının Güncesini Görüntüle  
 
Okunmamış mesajMesaj Başlığı: Re: Jon Snow
Gönderilme zamanı: 29 Şub 2016 12:32 am 
Westeros Kralı
Westeros Kralı
Kullanıcı avatarı


Çevrimiçi
Jon çok sevdiğim karakterlerden biridir seride. Ejderhaların Dansı'nda yaptığı işler muazzamdı. Yani o yaşta altına girdiği yükün haddi hesabı yok cidden ki büyük de bir başarıyla ilerliyordu. Yine de Kışyarı Savaşı'na katılmalıydı en başta. Zaten büyük bir topluluk Jon'a düşmandı, hile hurdayla da seçim kazandı, yabanilerin Duvar'ı geçmesiyle Gece Nöbeti'nde neredeyse herkesi karşısına aldı. Son konuşmasında zaten olaylar koptu artık, nöbet o kadarını kaldıramaz.

Jon'un bir şekilde yaşayacağına eminim. Ruhunu son anda Hayalet'e aktardığını düşünüyorum.

Alıntı
Savaşın ardından Stannis, kendisini kral olarak kabul etmesi koşulu ile Jon'a Kışyarı Lorluğunu teklif etti. Sur'a olan bağlılığı, Stannis'in R'hllor'a tapıyor olması ve inancı sebebi ile Eski Tanrı inancında kutsal bir yer tutan ağaçları yakacak olması gibi sebepler ile Jon, bu teklifi reddetti.


Ağaçların yakılacağının söylenildiği bir bölüm hatırlamıyorum kitapta. Sanırım Jon yakılacağını düşünüyordu ama Melisandre ya da Stannis'in bu yönde bir isteği yok diye hatırlıyorum.

Eğer varsa büyük bir yanlış yapılır. Kuzey, Kuzeyliler'e aittir, Stannis'in bunu anlayacağını düşünüyorum Kışyarı Savaşı'nda aldığı yardımlarla.

_________________
Resim

"Ben yalvarmadığım gibi kaçmam da. Robert'ın varisi, Westeros'un gerçek kralıyım. Benim yerim, adamlarımın yanıdır."


Başa Dön
  Profil Kullanıcının Güncesini Görüntüle Kişisel albüm  
 
Okunmamış mesajMesaj Başlığı: Re: Jon Snow
Gönderilme zamanı: 23 Eyl 2016 12:46 am 
Hisar Muhafızı
Hisar Muhafızı
Kullanıcı avatarı
Mitoloji Grubu


Çevrimdışı
Sağlam karakter ama Cat az mı dışladı helal olsun sana Lord Snow!

_________________
#TeamPallas
Pallas :heart:
Bellus


Başa Dön
  Profil Kullanıcının Güncesini Görüntüle Kişisel albüm  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
 [ 5 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir



Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  


Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Group