Eski Türklerde Devlet Anlayışı ve Unsurlar • The White Tree

The White Tree


Gerçek Dünyadan Fazlasını Arayanlara



Tüm zamanlar UTC + 3 saat




Sponsorlu Bağlantılar





Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
 [ 9 mesaj ] 
Yazar Mesaj
Gönderilme zamanı: 15 Kas 2015 03:54 pm 
Türük Budun Eşiding
Türük Budun Eşiding
Kullanıcı avatarı
Mitoloji Grubu


Çevrimdışı
DEVLET ANLAYIŞI


Devletin siyasi ve hukuki düzeni ok - yay münasebetine göre belirlenmiştir. Oğuz Türklerinde, Bozoklar (Oğuz Kağan'ın büyük oğulları) Üçoklara (Oğuz Kağanın küçük oğulları) üstün sayılırdı. Yani Üçoklar Bozoklara tabi idi. Bu töre ilk Türk devletlerinden, Türk İslam devletlerine hatta Osmanlıların ilk dönemlerine kadar devam etmiştir. Bu durum Türk devlet anlayışında süreklilik olduğunu gösterir.

İslamiyetten önceki Türk toplumlarında devlete il (el) denir. İl budunların (milletlerin) birleşmesiyle oluşur. İl, vatanı korumayı milleti barış ve huzur içinde yaşatmayı amaçlayan siyasi bir teşkilattır. İlk Türk toplumlarında devlet töre denilen kurallara göre yönetilmiştir.

Resim


Kağanların yönetme yetkisini Gök Tanrı'dan aldığı ve bu yetkiyi sadece kendi devletinde değil, dünyadaki bütün insanlar üzerinde kullandığı kabul edilir. Bu anlayış ilk Türk devletlerinden başlayarak süreklilik arz eden milli bir ilke olmuştur.

Devletin Unsurları

Türklerde devletin dört unsuru vardır. Bağımsızlık, ülke, halk ve teşkilattır.

Boy Teşkilatı

Türk devleti boyların birleşmesiyle kurulurdu. Aralarında birlik ve beraberliği sağlayıp güven içinde güçlü bir şekilde yaşamayı hedefleyen boylar genellikle kendi istekleri ile birleşirdi. Boyları bir araya getirip birleştiren boy beyi tahta çıkarak kağan olurdu.

Boy beyinin görevleri şunlardır:

:arrow: Boya ait bölgeleri idare etmek.
:arrow: Boyun güvenliğini sağlamak.
:arrow: Diğer boylarla ilişkileri sağlamak.
:arrow: Göçlerde boyun düzen ve disiplinini sağlamak.

Türklerde Ordu

Türklerin büyük devlet kurmalarındaki en büyük etkenlerden biri de güçlü ordulara sahip olmalarıdır. Bu nedenle ordu Türk devletlerinin hem temelini hemde başlıca güç kaynağını oluşturmuştur. Türklerde askerlik özel bir meslek sayılmamıştır. Kadın erkek ayrımı yapılmaksızın hemen her Türk, iyi bir askerdir ve her an savaşa hazır durumdadır. Bu yüzden Türk milleti ordu-millet olarak tanımlanmıştır.

Hazar hakanlığı istisna olmak üzere ilk Türk devletlerinde ücretli askeri bir sınıf yoktur.

Türk Ordusunun Özellikleri

:arrow: İlk düzenli ordu Büyük Hun Hükümdarı Mete Han tarafından kurulmuştur. Mete Han Türk ordusunu onlu sisteme göre teşkilatlandırmıştır.
:arrow: Sürekli bir ordunun bulunduğu Türk devletlerinde ordunun temeli süvarilere (atlı birliklere) dayanmıştır. Bununla birlikte Türk ordusunda az da yaya birlikler yer almıştır.
:arrow: Türk kağanı savaşta ordunun başında bulunurdu. Hanedan üyeleri, boyların beyleri ve idareciler aynı zamanda ordu kumandanı idi.
:arrow: Köktürk kağanlarının bahadırlardan seçilmiş özel bir muhafız birliği bulunmaktaydı. Bu özel muhafız birliğinin askerlerine böri (kurt) denirdi.
:arrow: Türkler hızla koşan at üzerinde dört ayrı yönde isabetli ok atmada ustaydılar. İyi kement atarlar, yakın dövüşte mızrak, kargı, süngü, kılıç kullanırlardı.
:arrow: Türk savaşçılarının çeşitli savunma silahları da vardı. Bunların başında kalkan, zırh ve tolga (askerlerin başlarını korumak için giydikleri demir başlık) geliyordu.
:arrow: Türklerin en önemli savaş usulleri sahte ricat (geri çekilme) ve pusuydu. Türklerin başarıyla kullandığı bu usule Türk yurdunun adından dolayı turan taktiği denilmiştir.

Resim


Uygurlar döneminde Türkler arasında Mani dininin yaygınlaşması askeri yapılarını olumsuz etkilemiştir. Çünkü bu dinin etkisi ile yerleşik hayata geçip et tüketimini bırakan Türkler zamanla savaşçılık özelliklerini yitirmişlerdir.

Türklerde Devlet Yönetimi

Türk devletlerinde merkezi yönetim üç'e ayrılmıştır. Bunlar kağan, ayukı (hükümet) ve kurultaydır.

Kağan

Türkler hakimiyetin gerçek sahibinin Tanrı olduğunu kabul etmiş, Tanrının bu hakimiyeti kağanlar aracılığıyla kullandığına inanmışlardır. Bu nedenle Türklerde devletin başkanı ve hakimiyetin temsilcisi kağandı. Tanrı bağışı olan bu güç ve yetenekler Köktürk Kitaberlerinde kut, ülüg ve küç olarak ifade edilmiştir.

Kut: Türk kağanının ''hükmetme hükümdarlık ve güç yetkisi'' yani siyasi iktidar sahibi olması.
Ülüg: ''Pay, hisse, nasip, kısmet'' demekti. Tanrının Türk ülkesinde bolluk ve bereketi arttırarak iktisadi bir güç kazandırması kağanında bunu adil bir şekilde halka dağıtması.
Küç: Güç anlamındaydı. Tanrının Türk kağanının savaş yeteneğini arttırması , böylelikle onu savaşlarda başarılı kılması.

Türk töresine göre hükümdar, kurultayda seçilirdi. Türk devletlerinde kesin bir kural olmamakla beraber Türk olan baş hatunun büyük oğlu hükümdar olurken küçük tiginler (şehzadeler) ise şad yani ordu komutanı olarak görev alırdı. Eski Türklerde başarılı olduğu sürece kağan tahtında otururdu. Ancak yönetimde siyasi ve ekonomik sıkıntılar yaşayan kağanlar Tanrının verdiği kutu geri aldığına inanılır, töreye göre kağan tahttan indirilirdi.

Türk devletlerinde hükümdarlar kağan, han, yabgu, il-teber, şanyü, idikut gibi unvanlar kullanmıştır.

Otağ (hakan çadırı), tuğ (sancak), örgin (taht), davul, kotuz (sorguç), kemer (kur), kılıç kama yay kamçı (berge), hükümdarın oturduğu yer, yani devletin merkezi olan ordu (çadır kent) ve çeşitli vesilelerle verilen toy (şölen) hükümdarlık sembollerindendir.

İkili teşkilat: Orta Asya'nın güneyinin aşılmaz çölleri ve tibet dağları, kuzeyinin sibirya ile çevrili olması nedeniyle ilk Türk devletlerini doğu ve batı yönünde genişletmişlerdir. Sınırların genişlemesi yönetimi zorlaştırınca (Asya Hunları hariç) devlet doğu ve batı olmak üzere iki koldan yönetilmiştir. Kağan doğuda oturduğu için daima üstün kabul edilirdi. Batıda görev yapan hanedan üyesi bağımsız bir hükümdar gibi icraat ve kararlar almakla birlikte, doğuda bulunan kağanın hakimiyetini tanır, iç ve dış işlerini onun adına yürütürdü.

Hatun: Kağanın eşine hatun (katun) denirdi. Hatun kurultaya katılarak kararlarda oy kullanma, elçileri kabul etme, kağan öldüğünde tahta geçecek tigin küçük ise devleti onun adına yönetme gibi geniş yetkilere sahipti.

Tigin: Hükümdarın oğullarına tigin denirdi. Tiginlere devlet teşkilatının yüksek kademelerinde görevler verilirdi.

İlk Türk devletlerinde bazı memuriyetler şöyledir:

İlteber/erkin: Yüksek devlet memuru; apa tarkan/tarkan: nazır, komutan; inanç/inal/ataman: tigin eğitmeni; tudun: vergi memuru; Tutuk: askeri vali; bitiktçi: kitapçı; emçi/otaçı: tabip; sübaşı: ordu komutanı; agıçı: hazinedar; tamgacı (tuğracı): mühürdar

Hükümet (Ayukı)

İlk Türk devletlerinde yönetimle ilgili kararlar almak ve alınan kararları uygulamamak amacıyla günümüzdeki bakanlar kuruluna benzetebileceğimiz ayukı adı verilen bir kurul oluşturulmuştur. Ayukınin başında aygucı (üge) ünvanı verilen bir yönetici bulunurdu.

Kurultay

:arrow: İlk Türk devletlerinde siyasi, askeri, ekonomik, sosyal ve kültürel konuların görüşülüp karara bağlandığı meclislere kurultay ya da toy denirdi. 13. yy'dan itibaren bu meclisler için kurultay adı ön plana çıkarken toy kelimesi ise şölenler için kullanılmaya başlanmıştır.
:arrow: Kurultay belirli zamanlarda toplanırdı. Ancak savaş, barış, göç, isyan, tabi olma gibi bazı olağanüstü durumlarda da kurultay toplanabilirdi.
:arrow: Büyük kurultaya kağan başkanlık ederdi. Onun olmadığı zamanlarda, aygucı (vezir) başkanlığında toplanırdı. Kurultay üyerlerine toygun denirdi. Hatun, yüksek rütbeli askeri ve idari görevliler kurultayın doğal üyeleriydi. Bunun dışında halkın ileri gelenleri, devlete tabi boy beyleri ve yabancı zümrelerin temsilcileri de bu meclise katılabilirdi.
:arrow: Kurultayın aldığı kararlar bağlayıcı nitelikteydi ve hükümdarlar bu kararları dikkate almak zorundaydı.
:arrow: Kurultay, kanun yapma, hakan seçme, hakanı denetleme ve onun yetkilerini kısıtlama gerekirse azaltma gücüne sahipti. Boy beyleri gibi üyelerde halkın temsilcisi konumundaydı. Bu durum kurultayın demokratik nitelik taşıdığını gösterir.

Toplumsal Yapı

Türkler hayvancılıkla uğraşmaları ve yaşadıkları bölgenin coğrafi koşulları nedeniyle ''Atlı göçebe'' hayat tarzını benimsemişlerdi. Türklerin göçebe yaşamalarının en önemli nedeni, sürülerine ot ve su bulma çabasıdır. Her boyun ve oymağın belirli bir yaylası ve otlağı vardır.

Türklerin toplumsal yaşamını düzenleyen kurallara ''töre'' denirdi. Töre yazılı olmamakla birlikte erkes tarafından bilinir ve uygulanırdı. Türklerde yöneticilerle yönetilenlerin karşılıklı görev ve sorumlulukların yer aldığı ''tüz'' adı verilen ve yazılı olmayan bir anlaşma mevcuttu. Türk devlet geleneğinde toplantılarda herkesin oturacağı yer (orun) ve kesileceği hayvanlardan alacağı pay (ülüş) değişmez kurallar olarak belliydi.

İlk Türk devletlerinde toplumsal yapının en küçük birimi aileydi. Oğuş denilen ailelerin birleşmesiyle urug (aileler birliği = soy) urugların birleşmesiyle boy (boylar birliği = ok) boyların birleşmesi ile bodun (boylar birliği = millet) oluşuyordu.

Dini Hayat

Eski Türk toplumlarında '' Gök Tanrı'' inancı vardı. Bu inançla yıldız, ay ve güneş önemli unsurlardı. Hükümdarlara yönetme hakkını veren Gök Tanrı idi. Gök Tanrı inancında iyilerin ''uçmağ''a (cennete), kötülerin ise ''tamu''ya (cehenneme)gideceklerine inanılırdı.

Toplumsal yapıda bir statüsü olmayan din adamlarına ''kam'' denirdi. Ölülerin anısına ''yuğ'' törenleri düzenlenir, sagu denilen ağıtlar söylenir, mezarı başına ''balbal'' dikillirdi.

Şamanizm: Bir dinden ziyade temel ilkesi ruhlara, cinlere emir vermek, gelecekten haber alma düşüncesi olan bir çeşit sihirdir. Bu işi yapan kişilere Şaman ya da ''kam'' denirdi.

Türkler farklı din ve inançlara karşı hoşgörülüydü. Bu nedenle Türkler arasında Budizm, Maniheizm, Hristiyanlık ve İslamiyet gibi dinler yayılmıştır.

Resim

Hukuk

İlk Türk devletlerinde hukuk kuralları töre olarak ortaya adlandırılmıştır. Kağan töre hükümlerinde değişiklik yapılması teklif edebilirdi. Ancak bu teklif kurultayda kabul edildikten sonra yürürlüğe girebilirdi.
Türklerde kağanda dahil olmak üzere herkes töreye uymak zorundaydı. Töreye uymamak en büyük suç kabul edilmekteydi. Bu anlayış kanun (hukuk) üstünlüğünü ilkesinin benimsendiğini göstermektedir.

İlk Türklerde Hukuki Yapı

İlk Türk devletlerinde adalet sistemin başında kağan bulunurdu. Kağan ölüm dahil her türlü cezayı verebilirdi. Bu durum hükümdarın yargı yetkisine sahip olduğunu göstermektedir. Siyasi davalara ''yargu'' adı verilen yüksek mahkeme bakardı. Bu mahkemenin başkanı kağandı. Hırsızlık, yalan gibi adi suçlarla ilgili davalarda ise yerel mahkemelerde görülürdü. yerel mahkemede yargan (yargucu) başkanlık yapardı.

İlk Türk Devletlerinde Uygulanan Cezalar

Türk devletlerinde suçlar ağır ve hafif olmak üzere ikiye ayrılırdı. İsyan, vatana ihanet, adam öldürme, barış zamanında kılıç çekme ve bağlı atı çalma gibi bazı hırsızlık türleri idamla cezalandırılır, suçluların malları devlet hazinesine alınır, ailesinin diğer üyelerinin özgürlükleri kısıtlanırdı. Hafif suçların işlenmesi karşılığında hapis cezası on günü geçmezdi.

Hapis cezalarının uzun süreli olmamasının temel nedeni göçebe yaşam düzeninin benimsenmiş olmasıdır.

İlk Türk Devletlerinde Medeni Hukuk

İlk Türk devletlerinde aile kurumu törenle yapılan bir törenle kurulurdu. Ailede çocuklar babasının vesayeti altındaydı. Eşler arasında mal ayrılığı geçerli idi. Bu yüzden kadınlar mal varlığını istediği şekilde kullanabiliyordu. Bütün çocuklar anne ve babalarının mirasından eşit pay alırdı.

İlk Türk devletlerinde hukuk sistemi özellikle Uygur Döneminde büyük bir gelişme göstermiştir. Bu durumun temel nedeni Uygurların yerleşik hayata geçmesidir. Yerleşik hayata geçmesi ile birlikte sosyal ve ekonomik hayatın gelişmesi hukuk alanında yenilikleri zorunlu hale getirmiştir.

Ekonomi

Hayvancılık ve Tarım

Bozkırlarda yaşayan Türklerin temel geçim kaynağı hayvancılıktı. En önenmli gıda maddesi hayvansal ürünler olan Türkler at ve koyun yetiştiriciliğine önem vermişlerdir.

Türkler akarsu boyunca uzanan ovalarda hayvancılığın yanında tarımla da uğraşmışlardır. Hunlar döneminden beri arpa, buğday, mısır yetiştiren Türkler fasulye cinsinden baklagiller ile kendir gibi sanayi bitkilerini de yetiştirmişlerdir.

Vergi

İlk Türk devletlerinde askerlikten sonra en fazla önem verilen devlet işi vergi konusudur. Köktürklerde ''tudunlar'' hakan adına vergileri tahsil ediyordu. Turfan Uygurlarında ''ağıcı'' denen devlet memurları genel olarak halktan mesken, hayvan ve toprak vergileri olmak üzere üç çeşit vergi toplamıştır.

Ticaret Yollarının İlk Türk Devletlerinin Dış Politikaları Üzerindeki Etkisi

İpek Yolu ve Kürk Yolu İlk Türk devletlerinin ticari faaliyetleri üzerinde önemli rol oynamıştır. İpek yolunun Orta Asya kısmı bazı dönemler dışında Hunlardan itibaren bin yıl süreyle Türk devlet ve toplulukların hakimiyeti altında kalmıştır. Ticaret faaliyetlerinin düzenli olarak yürütülmesinde ve yolların güvenliğini sağlamakta önemli rol oynamıştır. Türkler bu yolu sürekli açık ve güvenlik altında tutmaya yönelik siyaset izlemişlerdir.

Türkler ticaret yollarına hakim olmak ve gelirlerinde azami ölçüde yararlanmak için;

:arrow: Çinliler ile zaman zaman savaşlar ve antlaşmalar yapmıştır.
:arrow: Köktürkler döneminde ipek yolunu ele geçirmesi amacıyla Sasaniler ile ittifak yapıldı. Köktürk-Sasani ittifakının ortak askeri harekatı sonucunda Türk devletlerinden Akhunlar yıkılmıştır.
:arrow: Sasanilerin İpek yolu ticaretini engellemesi üzerine Köktürkler ile Bizanslılar arasında antlaşmalar yapılmıştır.

Resim


Ticaret Yollarının Türk Toplum Hayatı Üzerindeki Etkileri

:arrow: İpek yolunun Çin-İran güzargahı sayesinde çeşitli kavimler Türkistan'da buluşmuş; böylece tarımın yanında ipekli dokuma, çini, cam ve silah üretimleri gelişmiştir.
:arrow: Kağıt, çini, cam ve ipek doğu ve batı ülkeleri arasında önemli bir yol olan İpek yolunun esas ticari mallarını oluşturmaktaydı.
:arrow: Ticari faaliyetler yerleşik hayatı geliştirmiştir. Talas ve Çu nehirleri havzasında 424 ve 452 yılları arasında 400 kadar şehir ve kasaba bulunuyordu.
:arrow: Doğu Avrupa'da VII. ve X. yüzyıllar arasında hüküm süren hazarlar ticaret yollarının ülkelerinden geçmesi nedeniyle güven ve asayişi sağlayarak ticareti geliştirmişler ve bölgelerine ''Hazar Barış Çağı''nın yaşanmasını sağlamışlardır.
:arrow: Uygurlarda ticarette kumaş cinsinden olan böz (mühürlenmiş kumaş materyaller) ve kuanpoyu (resmi formatta bez/kumaş) öenmli ölçüde kullanılmıştır. Yine madeni paralar ile yapılan ödemelerde içinde altın, gümüş ve bakır paralar dikkati çekmektedir.
:arrow: Uygurlarda kullanılan bir diğer önemli ödeme aracı kağıt paradır. İlk olarak VIII. yüzyılın ortalarında Tang hanedanı döneminde başlayan ve ''çav'' olarak adlandırılan bu kağıt paraların kullanımı, Uygurlarla birlikte Türk-Moğol devletlerinin ticari hayatına büyük kolaylıklar getirmiştir. Uygurlu tüccarlar kağıt paranın uluslararasında yaygınlaşmasında önemli rol oynamışlardır.

Egitim

Eğitim Anlayışı

:arrow: İlk Türk devletlerinde bilgi olmaya verilen önem, cesur ve bilgili olarak nitelendirilen ''alp insan'' anlayışını ortaya çıkarmıştır.
:arrow: Milattan önce V. yüzyıla ait Esik kuraganın'da bulunan bir kabın üzerindeki yazı, Türklerin çok eski dönemlerden beri yazıyı kullandığını göstermektedir.
:arrow: Köktürk ve Uygur alfabeleri Türklerin milli alfabelerindendir.
:arrow: Türkler töre kurallarını sonraki kuşaklara ailede ve sosyal yaşamın içinde aktarmışlardır.
:arrow: Uygurlar ilk kez örgün eğitim kurumları oluşturmuşlardır. Kağıdı matbaayı Avrupalılardan önce kullanmışlar ve kütüphaneler kurmuşlardır.

Resim


Askeri Eğitim

:arrow: Türkler sürekli savaş tehlikesi ile karşı karşıya olduğundan askeri eğitime önem vermişlerdir.
:arrow: Türklerde çocuğa ad koymanın bile kahramanlık ve güç gösterisi ile ilgisi vardı.
:arrow: Her çocuk ata binmeyi ve at üzerinde ok atmayı öğrenirdi.
:arrow: Barış zamanında yapılan sürek avları bir tür askeri tatbikat niteliği taşırdı.

Mesleki Eğitim

Büyük oranda hayvancılık ve tarımla uğraşan Türkler savaşçı bir yapıya sahip olduklarından askeri araç ve gereç yapımına önem vermişler, çadır, kürk, halı, kilim, madeni eşya ve silah yapımında ileri gitmişlerdir.

:arrow: Mesleki eğitim usta-çırak ilişkisi içerisinde becerilerin aktarılmasıyla gerçekleştirilirdi.
:arrow: Birçok Türk boyu tarafından demir kutsal sayılmış, bu anlayışın bir sonucu olarak da kılıç üzerine ant içilmiştir.
:arrow: Uygurlar matbaacılığın gelişmesine katkıda bulunmuşlardır.
:arrow: Türk sanatına ait eserlere örnek olarak; balbal, halı, altın işlemeli süs eşyaları, altın elbiseli adam zırhı, kılıç, ahşap disk, at eyer takımı gösterilebilir.

Kaynak: Temel Bilgi Ansiklopedisi



En son Ar Feiniel tarafından 27 Nis 2016 03:10 pm tarihinde düzenlendi, toplamda 5 kere düzenlendi.

_________________
Resim

Spoiler:
b.ğ.f.6.d.c.c.2.3.g.ç.0.6.ç.3.e.0.d.ç.a.b.0.g.f.a.a.a.3.6.2.d.f (:


Başa Dön
  Profil Kullanıcının Güncesini Görüntüle Kişisel albüm  
 
Gönderilme zamanı: 16 Kas 2015 02:09 pm 
The Art of Peace
The Art of Peace
Kullanıcı avatarı
Mitoloji Grubu


Çevrimdışı
Çok güzel bir yazı olmuş. Bende birkaç aydır İslamiyet öncesi Türk Devletleri'nin devlet, ekonomi, ordu, vs gibi şeyleri araştırıyordumj. Baya merakım var yani bu konuya imzamdan da anlaşılacağı üzere. Eline sağlık :)

_________________
Resim


Master the divine techniques of the Art of Peace, and no enemy will dare to challenge you.

Morihei Ueshiba - The Art of Peace


Başa Dön
  Profil Kullanıcının Güncesini Görüntüle Kişisel albüm  
 
Gönderilme zamanı: 16 Kas 2015 04:12 pm 
Bozkırın Efendisi
Bozkırın Efendisi
Kullanıcı avatarı


Çevrimdışı
Güzel bir yazı olmuş tebrik ederim. İslamiyet öncesi Türk tarihi her zaman ilgimi çekmiştir.

_________________
Resim
Yürüyorlardı…

Gönüllerinde tatlı öç duygusu, gözlerinde Türk Kağanlığı’nın hayali olduğu halde sessiz adımlar atıyorlardı.

Tarihin kırk meçhul kahramanı karanlıkta yürüyordu…

En önde Kür Şad, Bozkurt soyunun o od parçası oğlu vardı. Vazifesi olan Türk budununu kurtarmak, fakat hakkı olan kağanlığı başkasına vermek için, ırkının şiir tarihine en güzel mısraı yazmak üzere, gözler ilerde, el kirişte yürüyordu.


Başa Dön
  Profil Kullanıcının Güncesini Görüntüle  
 
Gönderilme zamanı: 16 Kas 2015 10:42 pm 
Yayıncı
Yayıncı
Kullanıcı avatarı
Mitoloji Grubu


Çevrimdışı
"Devlet" öncesi Türk tarihine merakı olan arkadaşlar için Ümit Hassan'dan Eski Türk Toplumu Üzerine İncelemeler kitabını öneririm. Biraz fazla siyasal antropoliji içerir ancak Türk toplumunun devlet öncesi temellerini merak ediyorsanız hoşunuza gidebilir. İslamiyet öncesi dönemden daha da geriye gider incelemesinde. Malesef dili biraz ağırdır yalnız, demedi demeyin :) .

_________________
You Can't Take the Sky From Me...


Başa Dön
  Profil Kullanıcının Güncesini Görüntüle  
 
Gönderilme zamanı: 22 Kas 2015 02:46 pm 
Gondor Askeri
Gondor Askeri


Çevrimdışı
Savaşta savaşarak ölen Türk askerlerini gök kabul ederdi(Uçmağ).Savaştan kaçan korkaklar ise tamuya gideceği inancı yaygındı aynı zamanda.


Başa Dön
  Profil Kullanıcının Güncesini Görüntüle  
 
Gönderilme zamanı: 22 Kas 2015 03:09 pm 
Türük Budun Eşiding
Türük Budun Eşiding
Kullanıcı avatarı
Mitoloji Grubu


Çevrimdışı
Ar Feiniel demiş ki

Dini Hayat

Eski Türk toplumlarında '' Gök Tanrı'' inancı vardı. Bu inançla yıldız, ay ve güneş önemli unsurlardı. Hükümdarlara yönetme hakkını veren Gök Tanrı idi. Gök Tanrı inancında iyilerin ''uçmağ''a (cennete), kötülerin ise ''tamu''ya (cehenneme)gideceklerine inanılırdı.

Konuyu okuduysanız benzeri bir şeyi yazdığımı görmüşsünüzdür zaten. :)

_________________
Resim

Spoiler:
b.ğ.f.6.d.c.c.2.3.g.ç.0.6.ç.3.e.0.d.ç.a.b.0.g.f.a.a.a.3.6.2.d.f (:


Başa Dön
  Profil Kullanıcının Güncesini Görüntüle Kişisel albüm  
 
Gönderilme zamanı: 22 Kas 2015 03:15 pm 
Gondor Askeri
Gondor Askeri


Çevrimdışı
Benzer olduğunu biliyorum sadece detay vermek istedim. Sonuçta iyi ve kötü kavramı geniş bir anlam oluşturuyor. :)


Başa Dön
  Profil Kullanıcının Güncesini Görüntüle  
 
Gönderilme zamanı: 17 Oca 2016 01:12 am 
Dol Amroth Şövalyesi
Dol Amroth Şövalyesi
Kullanıcı avatarı


Çevrimdışı
Benden bir ekleme:Türklerde sülaleler 10,Boylar 100,Biraz büyük boylar ve şehirler 1000asker ve vergi vermek dışında görevi olmayan gruplara sahip bir askeri yapïlanma kullanır.

_________________
Thranduil the King!King of the Mirkwood!
Resim


Başa Dön
  Profil Kullanıcının Güncesini Görüntüle Kişisel albüm  
 
Gönderilme zamanı: 17 Oca 2016 01:43 pm 
Türük Budun Eşiding
Türük Budun Eşiding
Kullanıcı avatarı
Mitoloji Grubu


Çevrimdışı
Balrog_51 demiş ki
Benden bir ekleme:Türklerde sülaleler 10,Boylar 100,Biraz büyük boylar ve şehirler 1000asker ve vergi vermek dışında görevi olmayan gruplara sahip bir askeri yapïlanma kullanır.


Kaynak gösterseydiniz iyiydi.

_________________
Resim

Spoiler:
b.ğ.f.6.d.c.c.2.3.g.ç.0.6.ç.3.e.0.d.ç.a.b.0.g.f.a.a.a.3.6.2.d.f (:


Başa Dön
  Profil Kullanıcının Güncesini Görüntüle Kişisel albüm  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
 [ 9 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir



Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  


Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Group