Son Yazılar
Ana Sayfa / Bilim / Hindistan’daki 12 Ölümcül Hayvan

Hindistan’daki 12 Ölümcül Hayvan

Hindistan’daki 12 Ölümcül Hayvan

Hindistan, gezegendeki kültürel açıdan en zengin ve en eski ülkelerden birisidir. İklimiyle, nüfusuyla ve vahşi doğasıyla dikkat çeken Hindistan’da, bazıları avuca sığıp bazıları devasa boyutta olsa da canlıların boyutları ne kadar tehlikeli olup olmadıklarının işareti sayılmaz. Hepsinin kendine özel avlanma,savunma ve öldürme yöntemleri vardır. İşte Hindistan’daki 12 ölümcül hayvan!

1-Nehir Ağzı Timsahı

800px-SaltwaterCrocodile('Maximo')

Nehir ağzı timsahları Kuzey Avustralya’dan Endonezya, Malezya ve Doğu Hindistan’a kadar nehirlerin denize karıştığı yerdeki yarı tuzlu sularda dolaşırlar. Tatlı su nehirlerini ve bataklıkları da sevdikleri için köylere yakınlardır. Hindistan’da 1980’lerin sonlarından beri nehir ağzı timsahlarının kayıtlara geçmiş yaklaşık 30 kurbanı vardır. Büyük ve korkutucu gözükseler de aslında nehir ağzı timsahları da avdır. Bir zamanlar çok olsalar da günümüzde insan yerleşimi sayılarını oldukça düşürdü.

bigcroc_650

Yetişkin erkekler 7 metre, 400 kilo ağırlığa kadar ulaşabiliyorlarken birçok timsah gibi nehir ağzı timsahları da suyun altından sinsice avlanır. Sadece gözleri ve burun delikleri görünür, vücutlarının geri kalanlarını suda tutarlar. Hedeflerine yaklaşınca, kaslı kuyruklarının tek bir itişiyle hızlıca fırlayarak kurbanın üstüne atılırlar. Sığır gibi büyük avlar bile bu pusuya yatan avcı ve kuyruğunun yarattığı kuvvetten sağ kurtulamaz.

2-Kral Kobra

maxresdefault

5.5 metreye varan boyuyla gezegendeki en uzun zehirli yılanlar olan kral kobralar aynı zamanda dünyanın en zeki yılanlarından biri olarak da kabul ediliyorlar. Dikildiğinde bir insanın boyuna erişebiliyorlar ve tek bir ısırıkla zehir seli enjekte edebiliyorlar. Kral, ısırmak yerine rakiplerini korkutmak için bir köpek gibi dişlerini gösterebilir. Bundan korkmayanlar ise kendilerini bir anda, karşısında dikilen yılanın gözlerinin içine bakıyorken bulabilirler.

c99ee6df869aa87828fbf7c22b0130e2

Kral kobra, tehdit edildiğinde vücudunun öndeki üçte birlik kısmını havaya dikip yetişkin bir erkeğin yüzüne tam karşıdan bakabilir. Nörotoksik ısırığı diğer birçok yılanınki kadar kuvvetli değildir ama zehrindeki yetersizliği hacimle telafi eder. Bu devasa yılan, devasa miktarda zehir üretir.(Her ısırıkta 200-500 miligram arası.) Bir insanı öldürmek için ise 12 miligramı yeterlidir. Toksinler, hızla sinir sistemine saldırıp solunup fonksiyonlarını kapatırlar ve sadece dakikalar içinde öldürürler. Başta da dediğimiz gibi yılanların en zekilerinden biri olan kral kobralar, insanları görünce kaçacak kadar da akıllılardır. Karşılaşmalar oldukça nadirdir.(Yaşadığı bölgede yılda en fazla beş ölüme neden olurlar.)

slide_457300_6153216_free

Kuzeydoğu Hindistan’ın yağmur ormanları ve Güneydoğu Asya’da yaşayan hayvanlar için acımasız olan kral kobralar, gece ve gündüz aktiftirler. Kuşları, kertenkeleleri ve küçük memelileri avlasalar da favori yiyecekleri küçük pitonlar, diğer kobralar ve sarı yılanlar gibi yılanlardır. Bilimdeki adı Ophiophagus’tur ve “yılan yiyen” anlamı taşır. Çenesini, kendisinden daha geniş avları yutabilecek kadar açarlar ve yemeğini bir bütün halinde yutarlar.

3-Piton

IMG_5209-2

Dünyanın en büyük ve en güçlü yılanları olan pitonların vatanı da Hindistan’dır. Hindistan’da yaşayan iki dev piton vardır: Hindistan Kaya Pitonu ve Burma Pitonu. Hindistan Kaya Pitonu, Hindistan’la Güney Çin arasındaki ormanlarda ve Güneydoğu Asya’da yaşar. 4 metre, 150 kiloya kadar ulaşan bu yılanlar aslında bu ikilinin küçük olanlarıdır. Kardeşi Burma pitonunun boyu ise 6 metrenin üstüne çıkar ve gövdesinin çapı da bir insanın beli kadardır. İki türün de insan öldürdüğü nadirdir. Bütün pitonlar gibi bu ikisi de zehirle değiller, kuvvetleriyle öldürürler. Karada ve suda avlanan bu pitonlar genelde sulak ve bataklık alanlarda yaşarlar. Geyik ve maymun gibi çevik hayvanlara saldıracakları zaman, su yüzeyinin altında gizlenirler. Karadayken ise avlarını üst dudakları boyunca hizalanan ısıya duyarlı organla izlerler. Bu sayede avının ısısına kitlenip, keskin bir hassaslıkla saldırabilirler. Yavaş gözükseler de, şimşek gibi bir hızla saldırıda bulunup, geriye kıvrık, jilet keskinliğinde ve ete saplanan dişleriyle avlarını kavrar ve sabitlerler. Pitonlar işini garantiye aldıktan sonra dev vücudunu kurbanın çevresine sarıp, onu öldürene kadar sürekli artan bir basınçla sıkıştırıp boğarlar. Daha sonra ise bir bütün halinde avlarını yutarlar.

096766-3dae6f1c-d708-11e3-89c7-698d98f6757d

4-Hint Kobrası

588192162489ba8a752d68

Pakistan, Nepal, Sri Lanka, Bangladeş ve Hindistan’ın neredeyse her yerinde bulunurlar. Köylerdeki pirinç tarlalarında ve şehir içindeki evlerde bile… Uyum sağlama yetenekleri çok yüksek olan bu yılanların favori yiyecekleri fareler oldukları için insanlara bu kadar yakınlardır. Her yıl yaklaşık 10.000 kişiyi sokarlar. Kobra, kışkırtılınca vücudunun ön üçte birlik kısmını kaldırıp uzun ve esnek boyun kaburgalarıyla esnek cildini gererek boynunu şişirir. Hayvan bir anda çok daha büyük görünür. Güçlü nörotoksik ısırığı, sinir sinyallerini engelleyerek avının solunumunun durmasını tetikler. Bu kurnaz yılan, zehrinden ne kadar harcayacağını avına göre belirleyebilir. Isırmak yerine kafa atmaları da az görülen bir şey değildir. Bazen de hiç zehir harcamadan kuru bir ısırık verirler.

Indian_cobra,_Sri_Lanka,_January_2009_-_4

Bunun yanında, insanlar ise kobrayı süslü derisi için avlarlar. Bu deri dünyada en çok para getiren derilerden biridir. Bu yüzden Hint hükümeti nesillerinin tükenmesini önlemek için kobra derilerinin ihracını yasaklamaya ve her yıl yakalanan yılan sayısını sınırlamaya çalışmıştır.

5-Testere Pullu Engerek

slide_457300_6155996_free

Kuzey Afrika ve Ortadoğu’dan Hindistan’a kadar çöllerde ve kayalık alanlarda yaşayan bu yılanlar, gününün çoğunu kavurucu sıcaktan korunmak için kumun altına gömülü geçirirler,geceleyin avlanırlar. Çok sık bulunan testere pullu engerek, her yıl yüzlerce insan öldürür. Son derece agresif olan bu yılanlar, geri adım atmazlar.

unnamed

Tehdit edildiklerinde tırtıklı pullarını birbirine sürterek ağacı kesen testereninkine benzer ses çıkarırlar. 1 metreden az boylarıyla kısa sayılırlar ancak 5 milimetrelik dişleri çok güçlü bir zehir salgılar. Hemotoksinler kan hücrelerini ve dokuları parçalayıp şiddetli kanamaya neden olur. Zehir yayıldıkça yanma ve şişme de yayılarak önüne çıkan dokuyu öldürür. Bulantı, karın ağrısı ve uyuşma başlar. Panzehir alınmazsa kalp, damar ve böbrek işlevleri iflas edebilir.

6-Russell Engereği

IMG_3822-2

Saldırganlığıyla meşhur bir başka yılan, her sene binlerce kişinin ölümüne neden olan Russell Engereği. Zehrinin sadece bir dozu bile çok büyük bir kanamaya ve dakikalar içinde ölüme neden olabilir. Tekrar tekrar saldırıp avlarını zehre boğarlar. Hindistan’daki açık otlak alanlarında yaşayan bu Russell Engerekleri sıçan ve fare dolu pirinç tarlalarını da çok severler. Tehdit edildiğinde kaçmazlar, yakalandıklarında ise mücadele edişleriyle ünlüdürler.

Aynı Hint kobrası gibi Russel Engereği de avına enjekte edeceği zehrin miktarını kontrol edebilir. Avlarının zehirden can çekişip ölmesi için beklendikten sonra bir bütün olarak yutar. Öfkelendiğinde sokmaktan çekinmez. İnsanlara hem yakın oluşu hem de bu kadar saldırgan oluşu nedeniyle Hindistan’ın en ileri gelen katillerinin arasına sokar.

7-Hint Kreyti (Mavi Bongar)

slide_457300_6155790_free

Soktuğu insanların neredeyse yarısı ölür. Pakistan, Nepal, Sri Lanka ve Hindistan’ın sıkı yağmur ormanlarıyla kurak arazilerinde yaşarlar. Gündüz nadiren görülen bu 2 metrelik yılan, yeşilliklerde veya terk edilmiş hayvan inlerinin içinde saklanır. Koyu renkli derisi olduğu için geceleyin başlıca avı olan diğer yılanlara karşı kusursuz kamuflaj sağlar. Küçük dişleriyle kurbanlarına kenetlenip, nörotoksik zehrini enjekte etmek için zaman kazanırlar. Soğuk gecelerde insanların ısısından faydalanmak için kulübelere girmeleri sık görülen bir şeydir. Uyurken yapılan tek bir yanlış hareket sonucu sokulduğunun farkında olmayan insanlar için ölüm kaçınılmazdır. Hindistan’daki tüm yılanlardan daha güçlü bir zehre sahiplerdir. Molekül bileşenleri çok ufak olduğu için kana bütün zehirlerden daha hızlı karışır. Saatler içinde insan vücudunun sinir sistemini kapatıp solunumu durdurur. Panzehirle bile yaşam şansı %50’dir.

8-Leopar

Leopard_Male_Nagarhole

Hindistanda en yaygın bulunan büyük kedi türüdür. Ülkenin hemen hemen her yerinde bulunurlar. Leoparlar, maymunlardan tuzlu su timsahlarına kadar, neredeyse her şeyi yemeyi denerler. Doğal avlarını bulmak güçleştiğindeyse çiftlik hayvanlarına ve insanlara yönelirler. Hindistan’da bu durumla ilgili efsaneler de vardır. “İnsan yiyen Panar” adıyla bilinen bir leopar, 1942’de vurulana kadar arkasında 400 ceset bırakmıştır.

Sık sık insanlara saldıran leoparlara köylüler de karşı saldırıda bulunuyorlar. Son 10 yılda yaklaşık 60 büyük kedi öldürüp başka bölgelere taşıdıkları için hayvan nüfusuna darbe vurmuşlardır. (Başka bölgede alan küçülmesi, başkasının alanına girmesi vb. nedenlerden dolayı nüfusta azalma olmuştur.)

_MG_5023-Leopard

Sarımsı renkleri ve üstüne benekleriyle hemen ayırt edilirler. İnsanların parmak izleri gibi, bu benekler de her leoparda farklıdır. Ama bütün leoparlar sarı renkli değildir, bazıları siyahtır. Panterler, siyah kürklerinin melanizm denen aşırı siyah pigmentlenme durumuna borçludur. Avı yakalamak için sinsiliklerini kullanırlar, fark edilmeden yaklaşıp uzun dişlerini kurbanlarının boynuna geçirirler.

9-Bengal Kaplanı

Bengal-Tigers-2

2500 yıldan beri Hindistan’ın sembolü… Pakistan’dan Burma’ya ve Hindistan’ın büyük bir kısmına kadar uzanan bir bölgeye yayılırlar. Odun, balık ve bal için sık sık Sunderban Ulusal Parkı ve Kaplan Koruma Bölgesi’ne gelen insanlar, aç ve sinsi kediler için kolay hedeftir. Saldırıları o kadar hızlı ve güçlü olur ki, kimse kurtulamaz. Her yıl yaklaşık 50 kişi bu bölgede ölür. Köylüler bir dönem saldırıları engellemek için başlarının arkasına maske takmış olsalar da bir süreliğine işe yaramıştır. Yüzme konusunda oldukça usta olan kaplanlar kıyıdan uzakta olduğunu düşünen balıkçıları da bir dönem avlamıştır.

Bengal_Tiger_Karnataka

Bu etobur, besin zincirinin en tepesindedir. Hızı, kuvveti ve güçlü çenesi karşısında bütün hayvanlar çaresizdir. Yetişkin erkek Bengal kaplanlarının boyları 2 metreye, kiloları da 200’ün üstüne çıkabiliyor. Kuzenleri olan leoparların 3 katı büyüklüğüne ulaşabiliyorlar. Gün batımından şafağa kadar avlanıyorlar ve avlarını olağanüstü gece görüş yetenekleriyle takip ediyorlar. Bir kaplanın gözlerinde “tapetum lucidum” (parlak örtü) denen özel bir yansıtıcı katman bulunur. Retinanın arkasındaki katman gözün yakalayabildiği ışık miktarını artırır. Bu da yırtıcı hayvanın en karanlık ortamlarda bile avlanabilmesini sağlar. Avına kilitlendikten sonra boğazı ya da boyunu ezen bir ısırıkla saldırırlar. Avını görünmeyen bir yere sürükleyip bir oturuşta 40 kilo et tüketebilirler.

1970’lere gelindiğinde yasadışı ve bilinçsizce avlanma, şehirleşme, post ve kemikleri için öldürülmeleri yüzünden sayıları 2000’in altına düşmüştü. Günümüzdeyse koruma girişimleri bu sayıyı arttırmaya çalışıyor. Hindistan kaplanları korusa da hala risk altındalar.

10-Kızıl Hint Akrebi

43024_1_1280x720_640x360_177549379742

Zehirli iğnesini soktuğunda, kusma ve zihin bulanıklığı kurbanını çok kısa bir sürede enkaza çevirir. Zehir yayıldıkça kalbi ve sinir sistemini tahrip eder. Tedavi edilmezse saatler içinde solunum ve organ yetmezliği oluşabilir. Tüm buna neden olan ise küçük bir akreptir. Hindistan’da yaklaşık 100 tür akrep vardır. En ölümcülü ise Kızıl Hint Akrebi’dir. Aynı örümcekler ve yılanlar gibi akrepler de son çare olarak sokar. Kuyruklarının sonundaki zehir dolu şişkin kese, kurbanlara bir nörotoksin seli enjekte eder, bu da saldırılarının bir felaketle sonuçlanmasına neden olabilir. Belirtiler 24 ile 72 saat arası sürer. Bazen kurbanlar kendilerini iyi hissederler ama bu çoğunlukla yalancı iyileşmedir, birdenbire tekrar hastalanabilirler. Hindistan’ın orta ve güney kesimlerindeki kayalık ve kumlu bölgelerde bolca görülürler. Kırmızı toprak, yarıklar, tüneller ve molozlarda barınırlar.

Avlarının yaklaşıp, geçmelerini beklerler ve hızlıca kıskaçları ile birini kavrayıp zehirli iğnesiyle darbeyi indirir. Böceği saniyeler içinde felç edip iç organlarını sıvılaştırır. Akrepler avını çiğneyemezler. Bunun yerine vücutlarını delip iç sıvılarını boşaltır ve geriye sadece kabuğu bırakırlar.

11-Tembel Ayı

SlothBearRelaxing_02

130 kiloluk, keçe gibi tüyleri, dışar doğru uzamış tırnakları ile tembel gözükseler de aslında bir kaplanı bile korkutabilirler. Saldırıları genelde şiddetli sesler, ani bir atak ve kurbanın en kolay incinen bölgeleri olan baş ve yüze sert darbelerle gerçekleşir. Hindistan’ın alçak rakımlı ormanlarında ve dağ eteklerinde yıl boyunca 6.000 ile 11.000 arası tembel ayı yaşadığı tahmin ediliyor.

article-2014286-0CFDD4A600000578-366_634x440

Kış uykusuna yatmıyorlar. Bölgenin sıcak iklimi bütün yıl uyanık kalmalarını ve esas yemekleri olan termitleri aramalarını sağlıyor. Belki buna şaşırabilirsiniz, aslında tembel ayılar birer termit avcılarıdır. Anatomik olarak kolonilere saldırıp ufak böceklerin binlercesini yiyecek şekilde gelişmişlerdir. Yaklaşık sekiz santimetrelik kıvrımlı pençeleri termit yuvalarını kolayca parçalar. Kermitlerin burun deliklerinden girmelerini önlemek için özel bir kapakla kapatırlar. Ardından yemeye başlarlar. Yumuşak dillerin karınca tünellerine sokup yemeklerini süpürge gibi çekerler. Bir tembel ayı, tek bir yemekte bütün bir termit kolonisini, 10.000’e varan sayıda termiti mideye indirebilir.

12-Asya Filleri

1024px-Elephas_maximus_(Bandipur)

Ülkenin çeşitli bölgelerinde yaşayan yaklaşık 30.000 Asya Filleri karmaşık toplumlar oluşturan son derece zeki varlıklardır. Aynı insanlar gibi, bilgilerinin çoğunu içgüdülerinden değil, öğrenerek ediniyorlar. Deneyimlerinden öğreniyorlar ve deneyimleri de giderek daha sarsıcı bir hal alıyor. Hindistan’da odunculuk ve çiftçilik yerleşimleri filleri giderek küçülen bölgelere sıkışmaya zorluyor. Yemeği az, düşmanı bol olan bölgelere… Çiftçiler bu devleri tarlalarından kovuyor, yasadışı avcılar yetişkinleri dişleri için, köylüler ise etleri için katlediyorlar. Genç filler, kendilerine nasıl hayatta kalacaklarını öğretecek yetişkinlerden mahrum kalıyorlar. Hayatta kalan yetişkinler de aile üyelerinin katledilişini görmenin travmasıyla yaşıyorlar. Bir zamanlar bu memelilerin yüz binlercesi Asya’ya hükmederdi. Bugün sayıları 50.000’in altına indi. Acı çeken filler imdilik karşılık veriyor. Açlıkları, toprak için mücadeleleri, sevdiklerini arayışları onları insanlara tehlikeli karşılaşmalara yöneltti. Hindistan’da sadece son 20 yılda filler 500’den fazla can aldı.

2010-kabini-tusker-bark

Bu fillerin hortumlarında 90.000 kas bulunur. Bu da onu ağaçları kökünden sökmek ve uzun otları toplamak için biçilmiş kaftan kılar. Kusursuz bir silah olan hortumları olsa da, üç metreden fazla uzun fildişleri de hem çiftleşme törenlerinde hem de kavgalarda kullanılır. Daha iyi arazi yönetimi ve yasadışı avcılığın engellenmesi iki tarafın da ölü sayısını azaltsa da bu devlere fazla yaklaşmamak en iyisi.

 

Kaynak:

National Geographic: Doğa, Mucizeler ve Büyük Göçler Koleksiyonu, En Öldürücü Hayvanlar-2, Hindistan’daki On İki Öldürücü Hayvan

 

 

 

2 yorum

  1. Vahşi hayvanları çok seviyorum. Sürüngenlerin hastasıyım. Hayranlıkla okudum bu bilgiler için teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

Hızlı Giriş Yap:



E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir